Personel-tebliğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Personel-tebliğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2016 Cumartesi

KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ (Seri No: 6)

Doğum ve evlat edinme sebebiyle verilecek izinlerin kullanımında  uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) aşağıdaki tebliği yayınlamıştır.



10/2/2016 tarihli ve 29620 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan değişiklikler sonrası, doğum ve evlat edinme sebebiyle verilecek izinlerin kullanımında kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

13 Nisan 2016 ÇARŞAMBA
Resmî Gazete
Sayı : 29683
TEBLİĞ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı)’ndan:
KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ
(Seri No: 6)

I. DOĞUM SEBEBİYLE VERİLECEK İZİNLER
A) Analık İzni
657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (A) fıkrasında, “Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile analık izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası analık iznine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.…” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun değişik 104 üncü maddesinin (A) fıkrası çerçevesinde verilecek analık izninin uygulanmasına ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Analık izni süresi
a) Memura beklenen doğum tarihinden önce sekiz ve doğum yapmasından sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süreyle analık izni verilecektir.
b) Çoğul gebeliklerde (ikiz, üçüz, ...) doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki haftalık bir süre daha ilave edilecektir. Böylece, çoğul gebeliklerde doğumdan önceki analık izni süresi on haftadır.
2) Analık izninin kullanımı
a) Annenin ölüm hali hariç analık izninden sadece kadın memur yararlanır.
b) Analık izninin kesintisiz kullanılması gerektiğinden, bu izin kısım kısım kullanılamaz.
3) Doğum sonrası analık izni süresine eklenebilecek süreler
a) Memur, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporu ile belgelendirmesi kaydıyla, isteği üzerine beklenen doğum tarihinden önceki üç haftaya kadar Kurumunda çalışabilir.
b) Beklenen doğum tarihinden önceki üç haftaya kadar Kurumunda çalışmaya devam etmek isteyen memurun sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğuna dair tabip raporunu, doğum öncesi analık izin süresinin başlangıcında Kuruma iletmesi zorunludur.
c) Memura beklenen doğum tarihinden önceki üç haftaya kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğuna dair verilen tabip raporu, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli veya sözleşmesiz bir sağlık hizmeti sunucusundan alınabilir.
ç) Memurun sadece tabip raporuna dayanarak doğumdan önce Kurumunda fiilen çalıştığı süreler (tekil gebeliklerde azami beş hafta, çoğul gebeliklerde azami yedi hafta)  doğum sonrası analık izni süresine eklenecektir. Sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporu ile belgelendirmeden bu süre içinde Kurumunda çalışmaya devam eden memurun fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenmeyecektir.
d) Beklenen doğum tarihinden önceki üç haftaya kadar Kurumunda çalışabileceği tabip raporuyla onaylanan memurun bu süre içinde kanuni izinlerini (hastalık izni, mazeret izni, yıllık izin vb.)  kullanması mümkündür. Ancak, bu kanuni izin süreleri doğum sonrası analık izni süresine ilave edilmeyecektir.     
e) Her hal ve şartta memurun beklenen doğum tarihinden önceki üç hafta içinde Kurumunda çalışması mümkün değildir.
4) Erken doğum halinde analık izni
a) Beklenen doğum tarihinden önce doğum yapan memurun, doğum yapmadan önce kullanamadığı doğum öncesi analık izni süresi, doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir.
aa) Beklenen doğum tarihinden önce sekiz hafta süreli analık iznine (çoğul gebeliklerde on hafta süreli analık iznine) ayrılan ve bu süre içinde erken doğum yapan memurun, erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süresi, doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir.
ab) Beklenen doğum tarihinden önceki üç haftaya kadar Kurumunda fiilen çalışan kadın memurun,  son üç haftalık doğum öncesi analık izni süresi içinde erken doğum yapması halinde doğum öncesinde kullanamadığı analık izni süresi, kurumunda fiilen çalışarak geçirdiği süreler ile birlikte, doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir. 
ac) Beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde doğum öncesi analık iznine (çoğul gebeliklerde on haftalık analık iznine) ayrılmayarak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğuna dair tabip raporu almak suretiyle kurumunda fiilen çalışmaya devam eden kadın memurun, bu süre içinde erken doğum yapması halinde, erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süresi ile birlikte kurumunda fiilen çalışarak geçirdiği süreler doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir.
aç) Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten (tekil gebeliklerde 32 nci haftadan-çoğul gebeliklerde ise 30 uncu haftadan) önce gerçekleşen doğumlarda, erken doğum sebebiyle kullanılamayan sekiz haftalık doğum öncesi analık izni süresi ile birlikte doğum tarihinden doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihe kadarki süre,  doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir.
Örnek:  Tekil gebe olan memurun 29 uncu haftada doğum yapması halinde doğum öncesi analık izninin başlaması gereken 32 nci haftaya kadarki üç haftalık süre, erken doğum sebebiyle kullanılamayan sekiz haftalık doğum öncesi analık izni süresi ile birlikte doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir. Böylece, memurun doğum sonrasında kullanacağı analık izni süresi 19 hafta olacaktır.
b) Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce doğum yapan ve 657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (A) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/2/2016 tarihinde analık iznini kullanmakta olan memurun doğum sonrası analık izni süresine, doğum tarihi ile doğum öncesi analık izninin başladığı tarih arasındaki süre ilave edilecektir.
5) Geç doğum halinde analık izni
a) Doğumun beklenen tarihten sonra gerçekleşmesi halinde, fazladan geçen süreler doğum sonrası analık izni süresinden düşülmeyecektir.
6) Ölü doğum halinde analık izni
a) Ölü doğum yapan memur,  sağ doğum yapan memura verilen doğum öncesi ve doğum sonrası analık izninden aynı şekilde yararlanacaktır. 
b) Memurun düşük mü yoksa ölü doğum mu yaptığı hususunda tabip tarafından verilen rapora göre karar verilecektir.
7) Annenin ölümü halinde babaya verilecek izin
a) Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilecektir.
8) Aylıksız izinde doğum yapan memurun analık izni
a) İlgili mevzuat gereğince aylıksız izin kullanmakta olan hamile memura, isteği halinde aylıksız izninin kesilmesi suretiyle göreve başlama şartı aranmaksızın, doğum öncesi ve doğum sonrası analık izni verilecektir.
9) Doğum öncesi sekiz ve doğum sonrası sekiz haftalık süre içinde Devlet memurluğuna atanma halinde verilecek analık izni
a) Beklenen doğum tarihinden önceki sekiz haftalık süre (çoğul gebeliklerde on haftalık süre) içinde Devlet memurluğuna ataması yapılan kişiye,  göreve başlaması kaydıyla doğum öncesi analık izni süresinin kalan kısmı ile doğum sonrası analık izni kullandırılacaktır.
b) Doğumdan sonraki sekiz haftalık süre içinde Devlet memurluğuna ataması yapılan kişiye, göreve başlaması kaydıyla sadece sekiz haftalık doğum sonrası analık izni süresinin kalan kısmı kullandırılacaktır.
10) Öğretmenlere verilecek analık izni
a) Yaz tatili içinde beklenen doğum tarihinden önce doğum yapan öğretmenin erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izin süresi, doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecektir.
b)  Öğretmenlerin yaz tatiline denk gelen ve fiilen çalışılması halinde doğum sonrası analık izni süresine eklenebilen doğum öncesi beş haftalık (çoğul gebeliklerde yedi haftalık) analık izin süresi, doğum sonrası analık izni süresine ilave edilmeyecektir. 
B) Süt İzni
657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (D) fıkrasında, “Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.” hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, aynı maddenin (F) fıkrasında doğum yapan memura süt izni verilmeksizin belli şartlarla yarım gün izin hakkı tanınmıştır.
657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (D) fıkrası çerçevesinde doğum sebebiyle verilecek süt izninin uygulanmasına ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Süt izni talebi
a) Memur, doğum sonrası analık izni süresi bitiminden itibaren yarım gün izin hakkından mı yoksa süt izninden mi yararlanmak istediğini çalıştığı kurumuna dilekçe ile bildirecektir. 
2) Süt izni süresi
a) Memura, doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir.
b) Çoğul doğumlarda da süt izni süresi aynıdır.
3) Süt izninin kullanımı
a) Süt izninden sadece kadın memur yararlanır.
b) Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı memur tarafından belirlenir.
c) Memur, süt izninden ve 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (F) fıkrasında yer alan yarım gün izin hakkından aynı anda yararlanamaz.
ç) Süt izninin, memurun çocuğunu emzirmesi için günlük olarak kullanması gereken bir izin hakkı olması sebebiyle bu izin birleştirilerek sonraki günlerde kullanılamaz.
d) Süt iznini kullanmakta iken çocuğun ölümü halinde memur bu iznin kalan süresini kullanamaz.
4) Yarım gün izin hakkından süt iznine geçiş hali
a) Doğum sonrası analık izninin bitiminden itibaren yarım gün izin kullanmayı tercih eden memur, yarım gün izin hakkından faydalanmayı bırakıp süt izni kullanmayı talep etmesi halinde süt izni süresinin kalan kısmı kadar bu izinden yararlanacaktır.
b) Doğum sonrası analık izni süresi bitiminden itibaren yarım gün izin hakkını kullanmayı talep eden ve bu haktan yararlanma süresi biten memur, süt izni süresinin kalan kısmı kadar bu izinden yararlanacaktır.
5) Devlet memurluğuna atanmadan önce doğum yapan kadın memurun süt izni
a)  Devlet memurluğuna atanmadan önce doğum yapan memur, doğumdan sonra sekiz haftalık sürenin bitiminden itibaren süt izni süresinin kalan kısmı kadar bu izinden yararlanacaktır.
C) Yarım Gün İzin
29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesine eklenen (F) fıkrasında, “Doğum sonrası analık izni süresi sonunda kadın memur, isteği hâlinde çocuğun hayatta olması kaydıyla analık izni bitiminde başlamak üzere ayrıca süt izni verilmeksizin birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilir. Çoğul doğumlarda bu sürelere birer ay ilave edilir. Çocuğun engelli doğması veya doğumdan sonraki on iki ay içinde çocuğun engellilik durumunun tespiti hâllerinde bu süreler on iki ay olarak uygulanır… Memurun çalışacağı süreler ilgili kurum tarafından belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun değişik 104 üncü maddesinin (F) fıkrasında düzenlenen doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren kullanılabilecek yarım gün iznin uygulanmasına ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Yarım gün izin talebi
a) Doğum sonrası analık izni süresi bitiminden itibaren yarım gün iznin kullanımı memurun dilekçe vererek talepte bulunmasına bağlıdır. Söz konusu talep, çocuğun hayatta olması kaydıyla kurumca yerine getirilir.
2) Yarım gün izin süresi
a) Memurun yarım gün izin süresi,  doğum sonrası analık izninin bitiminden itibaren birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı aydır. 
b) Yarım gün izin süresinin tespitinde memurun doğum yapması esas alınacak olup, bu süre memurun yaşayan çocuğunun sayısına göre belirlenmeyecektir.
Örnek: Memurun ölü doğum yapmasını müteakip bir çocuğunun doğması ve yarım gün izin talep tarihinde çocuğunun hayatta olması halinde bu memurun yarım gün izin süresi dört aydır.
3) Yarım gün iznin kullanımı
a) Yarım gün izin hakkından sadece kadın memur yararlanır.
b) Yarım gün izin hakkından yararlanan memura ayrıca süt izni verilmeyecektir.
c) Yarım gün izin hakkını kullanmakta iken çocuğun ölümü halinde memur bu iznin kalan süresini kullanamaz.
ç) Memurun çalışacağı sürelerin başlangıç ve bitiş saati kurumu tarafından belirlenecektir.
d) Yarım gün izin hakkından yararlanan memurun günlük çalışma süresi, 657 sayılı Kanunun 100 üncü maddesi uyarınca belirlenen günlük çalışma süresinin yarısı kadardır. 
e) Günün yirmi dört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde görev yapan ve yarım gün izin hakkından yararlanan memurun çalışma şekli, haftalık yirmi saatlik çalışma süresinin dikkate alınması suretiyle kurumlarınca düzenlenir.
4) Çoğul doğumlarda yarım gün izin süresi
a) Çoğul (ikiz, üçüz,…)  doğumlarda yarım gün izin süresine birer ay ilave edilecektir.
Örnek: Memurun birinci doğumda ikiz çocuğunun olması halinde yarım gün izin süresi üç aydır. Söz konusu memurun ikinci doğumda tekrar ikiz çocuğunun olması halinde ise yarım izin süresi beş aydır.
5) Çocuğun engelliliği halinde yarım gün izin süresi
a) Çocuğun engelli doğması halinde yarım gün izin süresi doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren on iki aydır.
b) Doğumdan sonraki on iki ay içinde çocuğun engellilik durumunun tespiti halinde memurun yarım gün izin süresi, doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren on iki aylık sürenin kalan kısmı kadardır.
6) Süt izninden yarım gün izin hakkına geçiş hali
a)  Doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren süt iznini kullanmayı tercih eden memur, süt izninin kesilerek yarım gün izin hakkını talep etmesi halinde yarım gün izin süresinin kalan kısmı kadar bu izin hakkından yararlanacaktır.
7) Devlet memurluğuna atanmadan önce doğum yapan memurun yarım gün izni
a) Doğum yaptıktan sonra Devlet memurluğuna ataması yapılan kişi, çocuğunun hayatta olması kaydıyla yarım gün izin hakkını talep edebilecektir. Ancak, bu memurun yarım gün izin süresi, doğum sonrası sekiz haftalık sürenin bitiminden itibaren birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı aylık sürenin kalan kısmı kadardır.
8) 10/2/2016 tarihinden önce doğum yapan memurun yarım gün izni
a)  657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (A) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/02/2016 tarihinde analık iznini kullanmakta olan memur,  doğum sonrası analık izni süresinin bitiminde yarım gün izin talep etme hakkına sahiptir.
b) 657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (A) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/2/2016 tarihinden önce analık izni süresi bitmiş olan ve yürürlük tarihi itibariyle süt iznini kullanmakta olan memur, analık izni süresinin bitiminden itibaren birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı aylık sürenin kalan kısmı kadar isteği halinde yarım gün izin hakkından yararlanacaktır.
Ç) Doğum Sebebiyle Verilecek Aylıksız İzin
657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 108 inci maddesinin (B) fıkrasında, “Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun değişik 108 inci maddesinin (B) fıkrasında düzenlenen doğum sebebiyle verilecek aylıksız izne ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Aylıksız iznin süresi
a) Doğum yapan memur ile eşi doğum yapan memura istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilecektir.
2) Aylıksız iznin kullanımı
a) Doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi, doğum sonrası analık izni süresinin veya yararlanılması halinde 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin bitimi; eşi doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi ise doğum tarihidir.
b) Eşi doğum yapan memura, eşinin Devlet memuru olup olmadığına bakılmaksızın isteği halinde yirmidört aya kadar aylıksız izin verilecektir.
c) Eşlerin her ikisinin de memur olması halinde, doğum sebebiyle verilen aylıksız iznin,  süreleri içerisinde her iki eşe aynı dönemde veya birbirini takip edecek şekilde kullandırılması mümkündür.
ç) Doğum sebebiyle verilen aylıksız iznin, yirmidört aylık sürenin aşılmaması kaydıyla, kısım kısım kullanılması mümkündür. 
3) Aylıksız izinde iken doğum yapan veya eşi doğum yapan memura doğum sebebiyle aylıksız izin verilmesi
a) İlgili mevzuatı gereğince aylıksız izinli iken doğum yapan memura, analık iznini kullanması halinde doğum sonrası analık izninin bitiminden, analık iznini kullanmaması halinde ise doğumdan sonraki sekiz haftalık sürenin bitiminden itibaren yirmi dört aylık sürenin bitimini aşmayacak şekilde, göreve başlama şartı aranmaksızın talep ettiği süre kadar aylıksız izin verilecektir.
b) İlgili mevzuatı gereğince aylıksız izinli iken eşi doğum yapan memura, isteği halinde göreve başlama şartı aranmaksızın doğum tarihinden itibaren yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilecektir.
4) Ölü doğum halinde aylıksız izin
a) Doğum sebebiyle verilen aylıksız izin,  ölü doğum yapan memur ile eşi ölü doğum yapan memura verilmeyecektir.
5) Devlet memurluğuna atanmadan önce doğum yapan veya eşi doğum yapan memurun aylıksız izni
a) Doğum yaptıktan sonra Devlet memurluğuna ataması yapılan kişiye, göreve başlaması kaydıyla isteği üzerine doğum sonrası sekiz haftalık sürenin veya yararlanması halinde yarım gün izin süresinin bitiminden itibaren yirmi dört aylık sürenin bitimini aşmayacak şekilde, aylıksız izin kullandırılacaktır. 
b) Devlet memurluğuna atanmadan önce eşi doğum yapan memura isteği halinde doğum tarihinden itibaren yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilecektir.
6) 10/2/2016 tarihinden önce doğum yapan memurun aylıksız izni
a) 657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değişik 108 inci maddesinin (B) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/2/2016 tarihinden önce doğum yapan kadın memurun, yarım gün izin hakkından kalan süre kadar yararlanması halinde yirmi dört aylık aylıksız iznin başlangıç tarihi yarım gün izin süresinin bitiş tarihi olarak belirlenecektir.
II- EVLAT EDİNME HALİNDE VERİLECEK İZİNLER
A) Ortak Açıklamalar
1) Evlat edinme sebebiyle verilecek izin haklarından yararlanacak memurlar
a) Evlat edinme sebebiyle verilecek izin haklarından;
- Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte evlat edinen memurlar,
- Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu, münferit olarak evlat edinen bekâr veya evli memurlar,
- Memur olmayan eşin üç yaşını doldurmamış bir çocuğu münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri
yararlanacaktır.
b) Evlat edinme sebebiyle izin haklarından yararlanmada kadın veya erkek memur ayrımı gözetilmeyecektir.
B)  Evlat Edinme Sebebiyle Verilecek Sekiz Haftalık İzin
657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (A) fıkrasında, “… Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun değişik 104 üncü maddesinin (A) fıkrasında düzenlenen evlat edinme sebebiyle verilecek sekiz haftalık izne ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Sekiz haftalık iznin kullanımı
a) Bu iznin başlangıç tarihi çocuğun teslim edildiği tarihtir.  Ancak, evlatlık kararı verilmeden önce çocuk fiilen teslim edilmiş ise iznin başlangıç tarihi çocuğun fiilen teslim edildiği tarihtir.
b) Her iki eşin de memur olması ve üç yaşını doldurmamış bir çocuğun birlikte evlat edinilmesi halinde bu izin hakkından her iki eş de yararlanacaktır.
2) Devlet memurluğuna atanmadan önce evlat edinme halinde verilecek sekiz haftalık izin
a) Evlat edinilen çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz haftalık süre içinde Devlet memurluğuna ataması yapılan kişiye,  göreve başlaması kaydıyla sekiz haftalık izin süresinin kalan kısmı kadar izin kullandırılacaktır.
3) Evlat edinmelerin 10/2/2016 tarihinden önce gerçekleşmesi halinde memurun sekiz haftalık izni
a)  Evlat edinmelerin 657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (A) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/2/2016 tarihinden önce gerçekleşmesi halinde bu kapsamdaki memura evlat edinilen çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz haftalık sürenin kalan kısmı kadar izin kullandırılacaktır.
C) Yarım Gün İzin
29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesine eklenen (F) fıkrasında “… Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri de, istekleri üzerine (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren bu haktan aynı esaslar çerçevesinde yararlanır. Memurun çalışacağı süreler ilgili kurum tarafından belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (F) fıkrasında düzenlenen evlat edinme sebebiyle yarım gün izne ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Yarım gün izin talebi
 a) Evlat edinmelerde,  657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık izin süresinin bitiminden itibaren yarım gün iznin kullanımı memurun dilekçe vererek talepte bulunmasına bağlıdır. Söz konusu talep, çocuğun hayatta olması kaydıyla kurumunca yerine getirilir.
2) Yarım gün iznin kullanımı
a) Evlat edinme sebebiyle yarım gün izin talep eden memur, bu haktan doğum yapan memurun yarım gün izin kullanmasına ilişkin esaslar çerçevesinde yararlanır. 
b) Her iki eşin de memur olması ve üç yaşını doldurmamış bir çocuğun birlikte evlat edinilmesi halinde yarım gün izin hakkından istekleri halinde her iki eş de yararlanacaktır.
c) Yarım gün izin süresi,  evlat edinilen çocuğun evlat edinen kişinin kaçıncı çocuğu olduğu dikkate alınarak  belirlenecektir. Çocuk sayısının tespitinde öz veya evlatlık ayrımı gözetilmeyecektir.
Örnek: Bir sağ çocuğu olan memurun ölü doğum yapmasını müteakip bir çocuğu evlat edinmesi ve talep tarihinde evlat edinilen çocuğun hayatta olması halinde bu memurun yarım gün izin süresi altı aydır.
3) Evlat edinmelerin 10/2/2016 tarihinden önce gerçekleşmesi halinde memurun yarım gün izni
a)  Evlat edinmelerin 657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 104 üncü maddesinin (F) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/2/2016 tarihinden önce gerçekleşmesi durumunda bu kapsamdaki memur, çocuğun teslim tarihinden itibaren sekiz haftalık sürenin bitiminden başlayan yarım gün izin süresinin kalan kısmı kadar bu haktan yararlanacaktır. 
Ç) Evlat Edinme Sebebiyle Verilecek Aylıksız izin
657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 108 inci maddesinin (C) fıkrasında, “Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, 104 üncü maddenin (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca izin kullanılması hâlinde bu iznin bitiminden itibaren, istekleri üzerine yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilir. Evlat edinen her iki eşin memur olması durumunda bu süre, eşlerin talebi üzerine yirmidört aylık süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm hâlinde eşlere kullandırılabilir.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun değişik 108 inci maddesinin (C) fıkrasında düzenlenen evlat edinme sebebiyle verilecek aylıksız izne ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
1) Aylıksız iznin süresi
a) Evlat edinmelerde memura isteği üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilecektir.
2) Aylıksız iznin kullanımı
a) Evlat edinmelerde verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi, 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddenin (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca izin kullanılması halinde bu iznin bitimidir.
b) Evlat edinme sebebiyle verilecek aylıksız iznin, yirmidört aylık sürenin aşılmaması kaydıyla kısım kısım kullanılması mümkündür. 
c) Her iki eşin de memur olması ve üç yaşını doldurmamış bir çocuğun birlikte evlat edinilmesi halinde aylıksız izin süresi, eşlerin talebi üzerine yirmidört aylık süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm halinde eşlere kullandırılabilir.
3) Devlet memurluğuna atanmadan önce evlat edinme halinde verilecek aylıksız izin
a)  Evlat edinmelerin Devlet memurluğuna atanmadan önce gerçekleşmesi halinde bu kapsamdaki memur, isteği üzerine evlat edinme sebebiyle verilecek aylıksız izin hakkını kullanabilir. Bu iznin başlangıç tarihi, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz haftalık sürenin veya yararlanılması halinde yarım gün izin süresinin bitimidir.
4) Evlat edinmelerin 10/2/2016 tarihinden önce gerçekleşmesi halinde memurun aylıksız izni
a) Evlat edinmelerin 657 sayılı Kanunun 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanunla değiştirilen 108 inci maddesinin (C) fıkrasının yürürlüğe girdiği 10/2/2016 tarihinden önce gerçekleşmesi halinde bu kapsamdaki memurun yirmi dört aylık aylıksız izin süresinin başlangıç tarihi, sekiz haftalık iznin kalan süre kadar kullanılması halinde bu iznin bitiş tarihi, yarım gün izin hakkından kalan süre kadar yararlanılması halinde ise yarım gün izin süresinin bitiş tarihi olarak belirlenecektir.
III- YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN TEBLİĞ
A) 15/4/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliğinin “Devlet Memurlarına Doğum Sebebiyle Verilecek İzinler” başlıklı (A) Bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.

16 Haziran 2015 Salı

Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 164)



12 Haziran 2015 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 29384
TEBLİĞ
Maliye Bakanlığından:
–– Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 164)

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi, geçici 12 nci maddesi, geçici 14 üncü maddesi ve geçici 16 ncı maddesi hükümlerinden yararlanmakta iken Milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde aday ve aday adayı olabilmek için istifa edenlerden aday olamamaları ya da aday olup da seçimi kaybetmeleri nedeniyle 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun ek 7 nci maddesi uyarınca eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve yeniden atananlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin anılan maddelerinin uygulanması bakımından ilgili kurumlara “ilk defa veya yeniden atanan” personel kapsamında değerlendirilmeyecek, bu maddelerin “yürürlüğe girdiği tarihte anılan kadro veya pozisyon unvanlarında bulunan” personel olarak kabul edilecek ve dolayısıyla söz konusu personelin mali ve sosyal haklarında herhangi bir kayba neden olacak şekilde işlem yapılmayacaktır.

Tebliğ olunur. 



24 Mayıs 2013 Cuma

Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri No: 4)


24 Mayıs 2013  CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28656

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı)’ndan:


657 sayılı Devlet Memurları Kanununun uygulanmasında ortaya çıkan bazı tereddütlerin giderilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

I. DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMA

1. İlk Defa Devlet Memurluğuna Alınma

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50 nci maddesinde; "Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır.

Sınavların yapılmasına dair usul ve esaslar ile sınava tabi tutulmadan girilebilecek hizmet ve görevler ve bunların tabi olacağı esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.

18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek 3/5/2002 tarihli ve 24744 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin 7 nci maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşlarının personel ihtiyacı göz önünde bulundurularak KPSS'nin yapılacağı tarihler, DPB ve ÖSYM tarafından birlikte belirlenir. ÖSYM, KPSS tarihi, başvuru tarihi ve başvurunun ne şekilde ve nereye yapılacağını Resmî Gazete'de ve Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı ilk üç gazetede farklı tarihlerde ilan vermek suretiyle duyurur." hükmü, 13 üncü maddesinde; "(A) grubu kadrolarına atama için seçme yapacak kamu kurum ve kuruluşları, yürürlükteki mevzuata uygun olarak açıktan atama izni alınmış kadro ve pozisyonların sayı, sınıf, unvan ve dereceleri ile genel ve kendi mevzuatındaki koşulları ve belirlenen KPSS taban puanını, Resmî Gazete’de ve Türkiye genelinde yayınlanan tirajı en yüksek ilk beş gazetenin en az birinde ilan vermek suretiyle adaylara duyurur." hükmü, 14 üncü maddesinde ise; "Adayların öncelikle bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılacak KPSS’ye girmeleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının belirleyeceği bir taban puanın üzerinde KPSS puanı almış olmaları şarttır." hükmü yer almaktadır.

Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kamu kurum ve kuruluşlarının usulüne uygun olarak açıktan atama izni alınmış ve koşulları belirlenmiş (B) grubu boş kadrolarının sınıf, unvan, derece ve sayısı ile bu kadrolar için aranacak nitelikleri kapsayan bilgiler, DPB adına ÖSYM tarafından ilan edilir." hükmü, 23 üncü maddesinde ise; "Adaylar, ÖSYM tarafından (B) grubu kadrolara; KPSS puanları, tercihleri, kadro sayıları ve koşulları göz önünde tutulmak suretiyle yerleştirilir…" hükmü bulunmaktadır.

Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdam edilmek isteyenlerin, öncelikle Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS)’na katılmaları ve sınav sonucuna göre aldıkları puan doğrultusunda (A) grubu kadrolar için kamu kurum ve kuruluşlarının; (B) grubu kadrolar için ise Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının ilanlarını takip ederek, bu kamu kurum ve kuruluşlarına veya ÖSYM Başkanlığına başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

2. Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları

Engellilerin Devlet memurluğuna alınmasına ilişkin sınavlar her kurum tarafından ayrı yapılmakta iken, 657 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile engellilerin kura veya engelli memur alımına yönelik merkezi sınava (ÖMSS) tabi tutulmaları ve bunların sonuçlarına ve tercihlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadrolara yerleştirilmeleri öngörülmüştür.

Bu çerçevede;

A) Kamu kurum ve kuruluşlarının;

a) Engelli memur yerleştirilmesi taleplerini, Nitelik-Kod Kılavuzuna göre ÖMSS veya Kura Sonucuna Göre Yerleştirme Yapılması Talep Edilen Kadrolara İlişkin Bilgi Formundaki bilgi alanlarını eksiksiz bir şekilde doldurarak ilgili yılın Ekim ayı sonuna kadar,

b) Yerleştirme işlemlerinin sonuçlanmasını müteakiben, ataması yapılanlar ile herhangi bir sebeple ataması yapılamayanlara ilişkin bilgileri, Yerleştirme Sonrası Engelli Atamalarına İlişkin Bilgi Formundaki alanların eksiksiz bir şekilde doldurarak atamaya ilişkin işlemlerin sonuçlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde,

c) İstihdam ettikleri ve işten ayrılan engelli personele ilişkin bilgileri, İstihdam Edilen Engelli Personele İlişkin Bilgi Formundaki bilgi alanlarını eksiksiz bir şekilde doldurarak her yılın Mayıs ayının son günü itibariyle, söz konusu bilgilerde meydana gelecek değişiklikleri de aynı usulle eş zamanlı  olarak işlemek suretiyle güncelleştirerek,

Web Kullanıcıları aracılığıyla on-line olarak Devlet Personel Başkanlığı (DPB)’na ait resmi internet sitesindeki DPB e-Uygulama kısmının Engelli Personel İşlemleri bölümü üzerinden yapmaları, ayrıca yerleştirme sonuçlarına ilişkin bilgileri on-line ortamda ÖSYM Başkanlığına, söz konusu bilgilerin girişi yapıldıktan sonra alınacak çıktıları ise ilgisine göre DPB’ye ve ÖSYM Başkanlığına yazı ile göndermeleri gerekmektedir.

B) Engellilerden Devlet memuru olarak istihdam edileceklerin;

a) Engellilere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik hükümlerine uygun engelli sağlık kurulu raporu almış olmaları,

b) İlköğretim mezunu olanların ÖSYM tarafından ilan edilecek tarihte kura için başvuruda bulunmaları,

c) Ortaöğretim, önlisans ve lisans mezunu olanların ÖSYM tarafından ilan edilecek tarihte başvuruda bulunmaları ve yapılacak ÖMSS’ye girmeleri,

ç) Yerleştirme işlemlerine ilişkin ÖSYM tarafından yapılacak duyuruları takip etmeleri ve bu duyuru ve kılavuzlarda yer alan şartlara uymaları,

gerekmektedir.

3. Korunmaya Muhtaç Çocukların Devlet Memurluğuna Alınmaları

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1 inci maddesinde; “Kamu Kurum ve Kuruluşları, reşit olana kadar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından bakılan ve korunan çocuklar için, her yılbaşındaki, hangi statüde olursa olsun, serbest kadro mevcutlarının binde biri nispetindeki kısmını ayırarak bu çocuklar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı olanlar arasından atama yaparlar.

Bu maddeden yararlanmak isteyenler, 18 yaşını tamamladıkları tarihten itibaren, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü vasıtasıyla başvurmak zorundadırlar.” hükmü yer almaktadır. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmış ve aynı Kanun Hükmünde Kararnamede mevzuatta adı geçen Genel Müdürlüğe yapılan atıfların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

10/2/1995 tarihli ve 95/6542 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek 2/3/1995 tarihli ve 22218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmesine İlişkin Tüzüğün 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu kurum ve kuruluşları her yıl, hangi statüde olursa olsun serbest kadro sayılarıyla bunun binde biri oranında alacakları korunmaya muhtaç çocuk sayısını, adaylarda aranan nitelikleri, sınav tarihini ve yerini Kuruma bildirmek ve bu kadrolara Kurumca bildirilen korunmaya muhtaç çocuklar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı olanlar arasından atama yapmak zorundadır.” hükmü bulunmaktadır.

Bu çerçevede, 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamına girenlerden, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmek isteyenlerin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı il müdürlüklerine başvurmaları ve söz konusu Bakanlık tarafından bildirildikleri kamu kurum ve kuruluşlarınca bu kontenjan kapsamındaki kadrolar için yapılacak sınavlarda başarılı olmaları gerekmektedir.

4. Terör Eylemleri Nedeniyle Şehit ve Malul Olanların Yakınlarının ve Çalışabilecek Durumdaki Malullerin Devlet Memurluğuna Alınmaları

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda ve bu Kanuna istinaden çıkarılmış olan 11/12/2012 tarihli ve 28494 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Terör Eylemleri Nedeniyle Şehit ve Malul Olanların Yakınlarının ve Çalışabilecek Durumdaki Malullerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdamı Hakkında Yönetmelikte, mezkur Kanun ve Yönetmelik kapsamına girenlerin istihdamına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerden yararlanabileceklerin kamu kurumlarına yerleştirme işlemleri İçişleri Bakanlığınca gerçekleştirilmekte olup, bu haktan yararlanmak isteyenlerin, ikamet ettikleri veya şehitlik ya da malullük olayının meydana geldiği yerin Valilik veya Kaymakamlığına başvurmaları gerekmektedir.

5. Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları

Daha önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak çalışmış olup da iki defadan fazla olmamak üzere kendi istekleriyle memuriyetten çekilen veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan, aynı Kanunun 92 nci maddesi uyarınca yeniden memurluğa dönmek isteyenlerin, 657 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde belirtilen bekleme sürelerini doldurmuş olmaları halinde, atanmak istedikleri kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gerekmektedir.

Bu durumda olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdamları, durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır.

6. Emeklilerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 93 üncü maddesinde; "T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan (emeklilikle ilgili görevlere yeniden atanamayacaklar hariç) sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanlar Kanunun 92 nci maddesi hükümlerine göre kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden memurluğa alınabilirler." hükmü yer almaktadır.

5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile de herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamlarına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre adi malullük ve vazife malullüğü aylığı alanların, anılan Kanunun mülga 98 inci maddesine uygun olarak yeniden memur kadrolarına atanmaları mümkün bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde, yeniden memurluğa dönmek isteyen emeklilerin, atanmak istedikleri kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gerekmektedir.

7. Ortak Açıklamalar

Bu Tebliğde belirtilen şekillerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadrolarına ataması yapılacak olanlar, bu Kanunun 48 inci maddesinde sayılan genel ve özel şartları taşımak zorundadırlar.

Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; Devlet memurluğuna alımla ilgili olarak Devlet Personel Başkanlığının, kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarına doğrudan atanmalarını sağlama şeklinde bir görevinin bulunmaması ve ayrıca açıktan atanılacak boş kadro için gerekli olan izin, onay gibi atama prosedürlerinin ilgili kurum veya kuruluşlarca yerine getirilecek olması sebebiyle bu Tebliğde belirtilen hallerde Devlet memurluğuna atanmak isteyen kişilerin, herhangi bir kamu kurum veya kuruluşuna ait memur kadrolarına açıktan atama izni alınması veya atanmaları amacıyla doğrudan Devlet Personel Başkanlığına yazılı veya sözlü başvuruda bulunmaları hiçbir hak ve sonuç doğurmayacağından, bu yöndeki başvurular dikkate alınmayacaktır.

II. DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI E-UYGULAMA VERİ GİRİŞLERİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ

217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/11/2011 tarihli ve 28103 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 23 üncü maddesinde; “Başkanlık, görev alanına giren konularda gerekli gördüğü bilgi ve dokümanları kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili, kurum ve kuruluşlar da bu bilgi ve dokümanları vermekle yükümlüdür. Kamu kurum ve kuruluşları, atama, yer değiştirme, görevde yükselme, unvan değişikliği gibi her türlü personel hareketlerini Başkanlığın belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde Başkanlığa bildirmek zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm gereğince, Devlet Personel Başkanlığının internet adresinde (www.dpb.gov.tr) DPB e-Uygulama başlığı altında oluşturulan uygulamalara ilişkin veri giriş işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda kamu kurum ve kuruluşlarınca gereken özen ve hassasiyet gösterilecek ve ihtiyaç duyulduğunda Devlet Personel Başkanlığı ile koordineli hareket edilecektir.

Yukarıdaki işlemleri yapmak üzere, bugüne kadar Devlet Personel Başkanlığı Web Uygulamaları Sorumlusu belirlememiş kurumlar bu sorumluyu en kısa sürede belirleyerek http://euygulama.dpb.gov.tr/DPB_yetki/DPB_ Kullanici_Basvuru.aspx internet adresindeki bilgi alanlarını doldurmak suretiyle Devlet Personel Başkanlığına bildirecektir.

III. HAKLARINDA BAZI SUÇLARDAN CEZA SORUŞTURMASI YAPILAN VE/VEYA BU SUÇLARDAN MAHKUM OLAN DEVLET MEMURLARI HAKKINDA DİSİPLİN HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak” hükmüne yer verilmiş, 98 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise Devlet memurlarının memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde memuriyetlerinin sona ereceği ifade edilmiştir.

Aynı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunanlara Devlet memurluğundan çıkarma cezası verileceği hüküm altına alınmış, 131 inci maddesinde de, aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olmasının, disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceği, memurun Türk Ceza Kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Kamuda yolsuzlukla etkin bir şekilde mücadele edilmesi ve saydamlığın artırılması, Anayasada ifadesini bulan demokratik toplum düzenini sağlamanın ve hukuk devleti ilkesini hayata geçirmenin vazgeçilmez unsurlarındandır.

Bu çerçevede, 657 sayılı Kanunun 98 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, aynı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan suçlar sebebiyle haklarında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılan ve/veya bu suçlardan mahkum olan memurlar hakkında, aynı Kanunun 127 nci maddesinde öngörülen süreler dikkate alınarak disiplin hükümlerine göre de işlem yapılması ve söz konusu suçları işledikleri tespit edilenler hakkında mezkur Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendine göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanması gerekmekte olup, bu doğrultuda uygulama yapmayan kurum amirlerinin disiplin hukuku yönünden sorumlulukları saklıdır.

IV. YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN MEVZUAT

28/7/2009 tarihli ve 27302 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği (Devlet Memurluğuna Alınma) (Seri No: 1) yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

18 Ocak 2013 Cuma

Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri No: 3)

18 Ocak 2013  CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28532
TEBLİĞ
Devlet Personel Başkanlığından:
—  Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri No: 3)
10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Kanun ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen Geçici 32 nci maddede yer alan hükümler çerçevesinde, 12 Mart 1971 tarihinden 22/3/2011 tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askeri Şura kararları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlerden, Milli Savunma Bakanlığı tarafından hak sahibi olduklarına karar verilenlerin Devlet Personel Başkanlığınca atama teklifleri yapılmıştır.
Bu kapsamda, kamu kurum ve kuruluşları emrine atama teklifi yapılan “Araştırmacı (6191)” kadro unvanlı personele ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşlar ile personelden Başkanlığımıza intikal ettirilen konularda kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

(Resmi Gazete'den alıntılanan metinlerin tamamı bu kayıtta yer almayabilir. Okumak için en üstteki bağlantıya tıklayın)

9 Şubat 2012 Perşembe

DEVLET MEMURLARI KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 162)

Maliye Bakanlığından: DEVLET MEMURLARI KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 162)

4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde, 11/10/2011 tarihli ve 666
sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişiklikten önce, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden asli kadro ve görevleri dışında, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktaydı.
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin 15/1/2012 tarihinde yürürlüğe giren (s) fıkrası
ile yapılan değişiklikten sonra söz konusu madde hükmü, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve
kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” şeklini almıştır.
Söz konusu maddeye ilişkin olarak uygulama birliğinin sağlanması ve tereddütlerin giderilmesi amacıyla
aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür:
1) Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların; yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye
kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda görev alanlara, aldıkları
görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde 15/1/2012
tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenecektir.
2) Maddede geçen “kurum ve kuruluşların” ibaresinden, memur veya diğer kamu görevlilerinin memur veya
diğer kamu görevlisi sıfatı nedeniyle ilgili mevzuatı uyarınca belirtilen görevleri alabilecekleri, asli görevli
bulundukları kurum da dahil olmak üzere her statüdeki kurum ve kuruluşların anlaşılması gerekmektedir.
3) 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi yeni bir ödeme veya mali hak getirmemekte,
söz konusu görevler karşılığında memurlar ve diğer kamu görevlilerine ilgili mevzuatında öngörülmüş olan
ödemelerden sadece birinin yapılabilmesine yönelik hüküm içermektedir. Dolayısıyla, ilgili mevzuatında ücret
ödenmesi öngörülmeyen görevler için bu maddeye dayanılarak herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.
4) 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi kapsamında birden fazla görev alanlar, bu
görevlerin hangisinden ücret alacağını belirleyerek asli görevli bulunduğu kurumun merkez teşkilatı personel birimi ile görev yaptığı birime on gün içerisinde bildirecektir.
5) Anılan maddede belirtilen görevler karşılığında ödeme yapacak kurum tarafından, ödeme yapılmadan önce
ilgiliden kurumundan veya başka kurumlardan bu kapsamda kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alınacaktır. Bu beyanda bulunmayanlara herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.
ÖRNEK 1) Bir kuruluşun ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sermayesine iştirak ettiği anonim şirketlerden
birinde yönetim kurulu üyesi, bir diğerinde denetim kurulu üyesi olarak kuruluşu temsilen görevlendirilen ve bu
görevleri karşılığında ücret öngörülen bir memura, bu görevlendirmelerin 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi kapsamında bulunması nedeniyle 15/1/2012 tarihinden itibaren söz konusu iki görevden sadece biri için ödeme yapılabilecektir.
ÖRNEK 2) Kurumunda ücret öngörülen bir komisyon üyeliği görevini yürüten ve aynı zamanda başka bir
kurum veya kuruluşta ücret öngörülen bir yönetim kurulu üyeliği de bulunan memur, 15/1/2012 tarihinden itibaren bu iki görevden biri için öngörülen ödemenin yapılması hususunda tercihte bulunacak ve bu ödemelerden sadece birini alabilecektir.
8/1/2003 tarihli ve 24987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri
No:155) yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.
 Kaynak:www.bumko.gov.tr
(Resmi Gazete'den alıntılanan metinlerin tamamı bu kayıtta yer almayabilir. Okumak için en üstteki bağlantıya tıklayın)

26 Mart 2010 Cuma

1416 Sayılı Kanun ve Buna Bağlı Yönetmelik Uyarınca Yurt Dışında Lisans ve Lisansüstü Öğrenim Yapan Öğrencilere Yapılacak Ödemelere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ

26 Mart 2010 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 27533
TEBLİĞ
Millî Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığından: 
—   1416 Sayılı Kanun ve Buna Bağlı Yönetmelik Uyarınca Yurt Dışında Lisans ve Lisansüstü Öğrenim Yapan Öğrencilere Yapılacak Ödemelere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ
             Amaç
             MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, üniversitelerin öğretim elemanı ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak amacıyla Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen sınavla yurt dışına resmî burslu statüde öğrenime gönderilen öğrencilere ödenecek aylık burs, ödenek ve diğer zorunlu giderlere ilişkin esas ve usullerin belirlenmesidir.
             Kapsam
             MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun ve 29/1/1993 tarihli ve 93/4074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik uyarınca yurt dışında resmî burslu statüde lisans ve lisansüstü seviyede öğrenim görmeye hak kazanan öğrencileri kapsar.

[Metnin tamamını okumak için yukarıdaki bağlantıya tıklayın]

28 Temmuz 2009 Salı

Devlet Memurluğuna Alınma Tebliğ (seri no:1)

Devlet Personel Başkanlığından:KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ (Devlet Memurluğuna Alınma) (Seri No: 1)
Resmî Gazete 28 Temmuz 2009 SALI Sayı : 27302

Kamu kurum ve kuruluşlarında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur statüsünde çalışmak isteyen vatandaşların takip edeceği hareketlerle ilgili açıklamalara yer veriliyor.
Tebliği okumak için tıklayın...


Tebliğde başlıca şu konulara değiniliyor.
1 - İlk Defa Devlet Memurluğuna Alınma
2. Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınmaları
3. Korunmaya Muhtaç Çocukların Devlet Memurluğuna Alınmaları
4. Terör Eylemleri Nedeniyle Şehit ve Malûl Olanların Yakınlarının ve Çalışabilecek Durumdaki Malûllerin Devlet Memurluğuna Alınmaları
5. Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları
6. Diğer Personel Kanunlarına Tabi Olanların Devlet Memurluğuna Alınmaları
A) Uzman Erbaşların Devlet Memurluğuna Alınmaları
B) Öğretim Görevlileri, Okutmanlar ve Öğretim Yardımcılarının Devlet Memurluğuna Alınmaları
7. Emeklilerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları
8. Ortak Açıklamalar
9. Yürürlükten Kaldırılan Tebliğler
6/6/2000 tarihli ve 24071 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa Tabi Olarak İstihdam Edilen Uzman Erbaşların Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Atanmalarına İlişkin Tebliğ” ile 5/6/2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Devlet Memurluğuna Alınma Hakkında Tebliğ” yürürlükten kaldırılmıştır.

27 Ocak 2009 Salı

Yiyecek Yardımına İlişkin 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği (Sıra No:3)

2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE UYGULAMA TEBLİĞİ(SIRA NO: 3)

Öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan 15/1/2008-14/1/2009 tarihleri arasında alınacak yemek bedelleri 10/1/2008 tarihli ve 26752 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) Sıra No'lu 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğiyle belirlenmişti. Bu bedellerin yerine 2009 yılında öğle yemeği servisinden faydalanacak olanlardan en az aşağıda belirlenen tutarlar üzerinden günlük yemek bedeli alınması uygun görülmüştür.
devamı...

Ek ders ücreti hesaplama

Tüketici Kredi Hesaplama

 

Not defteri

ingilizceden çeviri

Aylık görüntüleme

Mali Hizmet Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon forFree Blogger Template