11 Mart 2016 Cuma

DEVLET MEMURLARINA ÖDENECEK ZAM VE TAZMİNATLARA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (2016/8581)

2016/8581   Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar

Ekli “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığımn 7/3/2016 tarihli ve 1847 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 9/3/2016 tarihinde kararlaştırılmıştır.
MADDE 1- 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın eki (111) sayılı “Diğer Tazminatlar” Cetvelinin “C. Emniyet Hizmetleri Tazminatı” bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“C. Emniyet Hizmetleri Tazminatı:
Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan;
1- Emniyet Genel Muduru 338
2- Birinci Sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrolarına atananlardan;
Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Özel Güvenlik
Denetleme Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Ankara, İstanbul ve
İzmir İl Emniyet Müdürleri 300
Daire Başkanı, 1. Hukuk Müşaviri ve diğer 11 Emniyet Müdürleri 285
-Diğer1eri 269
3- İkinci Sınıf Emniyet Müdürlerinden;
1 inci derece kadrolardan aylık alanlar 244
2 nci derece kadrolardan aylık alanlar 235
4- Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinden;
1 inci derece kadrolardan aylık alanlar 231
2 nci derece kadrolardan aylık alanlar 229
3 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 226
5- Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinden;
1 inci derece kadrolardan aylık alanlar 219
2 nci derece kadrolardan aylık alanlar 206
3 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 194
6- Emniyet Amirlerinden;
2 nci derece kadrolardan aylık alanlar 189
3 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 181
4 ve 5 inci derece kadrolardan aylık alanlar 175
7- Başkomiserlerden;
2, 3 ve 4 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 173
5, 6, 7 ve 8 inci derece kadrolardan aylık alanlar 166
8-Komiserlerden;
-3 ve 4 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 164
5, 6, 7 ve 8 inci derece kadrolardan aylık alanlar 158
9- Komiser Yardımcılarından;
3 ve 4 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 158
5, 6 ve 7 nci derece kadrolardan aylık alanlar 151
8 inci derece kadrolardan aylık alanlar 148
10-Polis Memurlarından;
3 ve 4 üncü derece kadrolardan aylık alanlar 148
5, 6 ve 7 nci derece kadrolardan aylık alanlar 139
8, 9, 10 ve 11 inci derece kadrolardan aylık alanlar 128
11 - Çarşı ve Mahalle Bekçilerinclen;
5, 6, 7 ve 8 inci derece kadrolardan aylık alanlar 90
Diğer derecelerden aylık alanlar 89
12- Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüklerine ait kadrolarda fiilen görev yapanlara ayrıca 5”
MADDE 2- Bu Karar, 15/3/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Karar hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

9 Mart 2016 Çarşamba

2016/8542 Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

2016/8542  Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik


MADDE 1- 14/9/1991 tarihli ve 91/2268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin ek 1 inci maddesinde yer alan
“(19) ve (20)” ibaresi “( 19), (20) ve (21)” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- Aynı Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelin (19) numaralı sırasında yer alan
“Orman Muhafaza Memuru," ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı Cetvele aşağıdaki (21)
numaralı sıra eklemiştir.
“21 Orman Muhafaza Memuru
Pantolon veya Etek 2 Adet 1 Yıl Kumaştan 1 yazlık, l kışlık
Gömlek 4 Adet 1 Yıl 2 yazlık, 2 kışlık
Ayakkabı 1 Çift 1 Yıl
Bot 1 Çift 2 Yıl
Mont 1 Adet 1 Yıl
Eldiven 1 Adet 5 Yıl
Kravat 1 Adet 1 Yıl
Parka 1 Adet 3 Yıl
Kep ve Bere 3 Adet 2 Yıl 1 yazlık kep, 1 kışlık kep, 1 bere
Tişört 2 Adet 1 Yıl
Bel Kemeri 1 Adet 2 Yıl
Teçhizat 1 Adet 5 Yıl Teçhizat Kemeri-Silah Takımı Kılıfı-El Feneri"

MADDE 3- Aynı Yönetmeliğe ekli (ll) sayılı Cetvelin “Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (3) numaralı sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“112 Acil Sağlık Hizmetleri Personeli
(ilk ve Acil Yardım Sağlık hizmetleri şube müdürlüğü,ilk ve Acil Yardım Komuta Kontrol Merkezi ve ilk ve Acil Yardım istasyonlarında kadrolu olarak  fıilen çalışan Tabip, Tıbbi Teknolog, Sağlık Memuru, Teknisyen,Hemşire ve Şoför)

Parka 1 Adet 2 Yıl Polyester

Yelek 2 Adet 2 Yıl Polyester, pamuk,elastan karışımı (1 yazlık, l kışlık)

Pantolon 2 Adet 1 Yıl Polyester, pamuk, elastan karışımı (1 yazlık, l kışlık)

Tişört 2 Adet 1 Yıl Polyester,pamuk karışımı(l yazlık, l kışlık)

Örgü Başlık 1 Adet 2 Yıl Yün, akrilik karışımı

Kep 1 Adet 2 Yıl Polyester, pamuk, elastan karışımı

Bot 1 Çift 2 Yıl

Ayakkabı 1 Çift 2 Yıl”


MADDE 4- Aynı Yönetmeliğe ekli “Dll’ NOT”un (A) bölümünün (2) numaralı
sırasında yer alan “(Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışan personel ile çarşı ve mahalle bekçileri
ve infaz ve koruma memurları hariç)” ibaresi “(Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışan personel
ile çarşı ve mahalle bekçileri, infaz ve koruma memurları ve orman muhafaza memurları hariç)”
şeklinde değiştirilmiş ve aynı bölüme aşağıdaki sıra eklenmiştir.

“15- Orman muhafaza memurlarına yapacakları görevler gereği iki yılda bir, iki adet
(yazlık, kışlık) pantolon, iki yılda bir, bir adet kazak ve yelek verilebilir. Motosikletli olarak
görev yapan orman muhafaza memurlarına ise bu giyim eşyaları ile (I) sayılı Cetvelin (21)
numaralı sırasında sayılan giyim eşyalarının dışında giymeleri zorunlu olan giyim eşyaları
ayrıca verilir.

Motosikletli olarak görev yapan orman muhafaza memurlarının zorunlu olarak
giyecekleri giyim eşyaları ile bunlara bu giyim eşyaları dikkate alınmak suretiyle bu
Yönetmelik kapsamında verilecek giyim eşyalarından hangilerinin verileceğini belirlemeye
Orman ve Su İşleri Bakanlığı yetkilidir.”

MADDE 5- Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik 1/ 1/2016 tarihinden
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6- Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

8 Mart 2016 Salı

Kamu Hizmeti kavramı üzerine

Batıl hemîşe batıl ü bîhudedir veli;
Müşkül odur ki suret-i haktan zuhur eder!

Nabî


Kamu Hizmeti Nedir?
Kamu hizmeti, geleneksel olarak, sorumluluğu nihayetinde bir kamu otoritesince üstlenilen, kamu yararı içeren ve bu yönüyle, kamu hukuku rejimine tabi tutulan bir faaliyeti ifade etmektedir. Geleneksel anlayış, kamu hizmetine organik açıdan yaklaşmaktadır. Yani bu anlayışa göre, kamu hizmeti kamu kurumu tarafından yerine getirilir. Organik yaklaşım günümüzde terkedilmiştir. Buna göre, idare, bir kamu hizmetini bizzat yürütmek zorunda değildir fakat hizmetin gereği gibi yürütülmesinin nihai sorumlusu olmaya devam etmektedir. Hizmeti idarenin sunması yerine idare ile özel kişi arasında doğrudan ya da dolaylı bir ilişki kurulması ve hizmetin özel kişilerin tarafından yerine getirmesine imkân tanıyan yaklaşım, işlevsel anlamda kamu hizmeti yaklaşımıdır. Kamu hizmetlerindeki modern işlevsel yaklaşım, hizmeti üstlenen organa değil hizmete konu faaliyete önem vermektedir.


Kamu hizmeti kavramının bu kadar sık kullanılmasına rağmen hala belirsizliğini korumasının arkasında, bu kavramın salt hukuk boyutunun olmaması yatmaktadır. Kamu hizmeti kavramının sosyoloji, ekonomik ve daha önemlisi siyasi boyutu bulunmaktadır. Nitekim hangi hizmetin kamu hizmeti olacağına siyasi iktidar karar vermektedir.


Bugün için geçerli bir kamu hizmeti tanımı şöyle yapılabilir:


"Kamu yararı içermesi ve özel teşebbüs faaliyeti olarak gereği gibi sunulmasının mümkün olmaması nedeniyle, yasama organı tarafından özel faaliyetler için söz konusu olamayacak bir ayrıcalıklar ve yükümlülükler rejimin(belirli hukuksal rejim) tabi tutulan ve sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen faaliyet kamu hizmetidir."


Bu tanımdan kamu hizmetinin şu özellikleri taşıması gerektiği sonucu çıkmaktadır:


1- Kamu yararı koşulu: Kamu yararını belirleyen yasama organıdır. Kamu yararı bulunan faaliyetlerin bir listesini çıkarmak mümkün değildir. Durum ve koşullara; zamana ve mekâna göre yasama organının takdirinde bulunan bir konudur.


2- Özel faaliyet olarak gereği gibi sunulamama koşulu: Eğer özel teşebbüs tarafından yürütülebilecek bir faaliyet söz konusu ise bu faaliyetin kamu hizmeti olarak belirlenmemesi gerekir. Zira her kamu hizmeti kamunun bina, teçhizat ve personel olarak örgütlenmesini gerektirir.


3- Belirli hukuksal rejim koşulu: Kamu hizmetini diğer özel teşebbüs faaliyetlerinde ayıran en önemli özellik budur. Buna göre, kamu hizmetini belirleme konusunda yetkili olan yasama organı, kamu hizmetinin hukuksal niteliğini, yerine getirilmesindeki bir takım "ayrıcalıkları ve yükümlülükleri" belirleyecektir. Bir restoran işletmesini genel sağlık açısından ve kolluk faaliyeti(dış denetim)çerçevesinde denetleyen idare; doğalgaz faaliyeti yürüten bir teşebbüsün hangi nitelikte boru kullanacağını(içselleştirilmiş denetim) dahi belirleyecektir. Belirli hukuksal rejime tabi olma ile kastedilen de bu içselleştirilmiş denetimdir.


Her kamu hizmeti nihai olarak bir kamu otoritesinin sorumluluğundadır. Ancak nihai olarak kamu idarelerinin sorumluluğunda olması bu hizmetin bizzat kamu kurumları tarafından yerine getirilmesini gerektirmez. Kamu hizmetleri, idarenin yakın gözetim ve denetimi altında özel hukuk kişileri tarafından da yerine getirilebilir. Fakat özel hukuk kişilerinin yerine getirdikleri kamu hizmeti ile özel hukuk kişilerinin yerine getirdikleri özel faaliyetler arasında çok temel iki fark vardır:


1- Özel hukuk kişisinin yerine getirdiği faaliyet bir kamu hizmeti ise nihai sorumlu kamu otoritesi olduğundan, kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin idarenin yakın gözetim ve denetimi altında yerine getirilmesi gerekir.


2- İdarenin yakın gözetim ve denetimi kolluk faaliyetindeki gibi dışsal(güvenlik, kamu düzeni, genel sağlıkla sınırlı değil) denetim niteliğinde olmayıp, bunun ötesinde hizmetin içeriğini belirleme niteliğini almaktadır.


3- İdarenin nihai sorumlu olmasının bir sonucu olarak, özel kişi tarafından yürütülen bir kamu hizmeti de olsa, hizmetin gereği gibi yürütülmemesi durumunda özel kişinin sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, idarenin sorumluluğu yoluna gidilebilecektir.
(Kaynak:http://nearamistin.blogspot.com.tr/2011/05/kamu-hizmeti-nedir-nedemektir.html)

 Kamu Hizmeti Kavramı üzerine ayrıntılı bir okuma için
Kamu Hizmeti Kavramı Üzerine Kimi Düşünceler
Dr. Sedat ÇAL
 http://www.idare.gen.tr/cal-kh-dusunceler.pdf
Bu çalışmada kavramın hangi unsurlardan oluştuğu, niteliklerinin neler olduğu, kavramı oluşturan nedenler ile sonuçlarının karıştırılabilmesi, felsefi veya tarihi arka planında yatan gerçeklikler, vb. gibi hususlar yeni bir bakış açısıyla değerlendiriliyor.

24 Şubat 2016 Çarşamba

İdare, Etik ve Ahlâk



Ahlâk; bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimlerini düzenleyen sosyal düzen kurallardır.
Etik; kişinin davranışlarına temel olan ahlâk ilkelerinin tümüdür. Başka bir ifade ile etik; insanlara; “işlerin nasıl yapılması gerektiği”ni belirlemede yardımcı olan yol gösterici değerler, ilkeler ve standartlardır.İdare ve bürokrasiye ilişkin ahlâkî davranış ilkeleri; hem ülkemiz tarafından yapılan düzenlemelerle hem de uluslararası kuruluşlarca tespit edilmiş ilkelerle etik kodlar haline getirilmiştir. Ülkemizde de mevzuat ile belirtilen “idare”ye ilişkin etik davranış ilkelerinin uygulanabilmesini sağlamak amacıyla “Kamu Görevlileri Etik Kurulu” ve “Etik Komisyonları” kurulmuştur. Çalışmada Kurul’un Resmî Gazete’de yayınlanan kararları ile idare mahkemeleri tarafından sınırlı da olsa verilen yargı kararları değerlendirilerek ahlâklı bir idarenin eylem ve işlemlerinde nasıl davranması gerektiği üzerinde durulmuştur.
Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ**
Arş. Gör. Oğuzhan GÜZEL

http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2013-3/2013-3-1.pdf

23 Şubat 2016 Salı

Üst Yöneticilerin sorumluluğu



Üst Yöneticilerin sorumluluğu
ÜST YÖNETİCİLER,
Stratejik planlarının ve bütçelerinin    
       -kalkınma planına,
       -kurumun stratejik plan ve performans programına,
       -hizmet gereklerine,    
    uygun hazırlanması ve uygulanmasından,
Sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan,
Kayıp ve kötüye kullanılmasının önlenmesinden,
Mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi ve izlenmesinden,
Bakana karşı, Mahalli İdarelerde Meclislerine karşı  sorumludurlar.

  • Üst yöneticiler, sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.


  • Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar.

  • Bununla birlikte üst yöneticilerin özel Kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olaydan dolayı sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir
Şartlı bağış ve yardımlar ilgili idarenin üst yöneticisinin uygun görmesi halinde kabul edilir.
Hesap verme sorumluluğu çerçevesinde her yıl üst yöneticiler tarafından faaliyet raporu hazırlanır.
Genel bütçe dışındaki kamu idarelerinde muhasebe yetkilileri üst yöneticiler tarafından atanır.
İç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüşü üzerine doğrudan üst yöneticiye bağlı iç denetim birimi başkanlıkları kurulabilir.
İç denetçiler raporlarını doğrudan üst yöneticiye sunarlar.

Denetimler sonucunda düzenlenen raporlar üst yöneticiye verilir ve üst yönetici tarafından gereği yerine getirilir..

5018 sayılı Kanunda belirtilen para cezaları üst yöneticiler tarafından verilir.

Genel bütçe dışındaki kamu idarelerinin hesaplarında kayıtlı alacaklardan bütçe kanununda gösterilen tutarın altında kalan tutarların kayıtlardan çıkarılmasına üst yöneticiler yetkilidir.

Genel Bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen oran, miktar ve süreler diğer kamu idarelerinde üst yöneticiler tarafından belirlenmektedir.
(Hikmet Tosun-KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU adlı sunusu)
------------------------------------------------
Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu (5018 sayılı Kanun)
Üst yöneticiler
Madde 11- Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst  yöneticiler,  bu  sorumluluğun   gereklerini  harcama  yetkilileri,   malî  hizmetler  birimi  ve   iç  denetçiler  aracılığıyla yerine getirirler.(2)
(2) 22/12/2005   tarihli  ve   5436   sayılı   Kanunun  10  uncu   maddesiyle  10   uncu   maddenin  son   fıkrasında   yer   alan  "planları"
ibaresi,  "programları" olarak  değiştirilmiş;  11  inci  maddenin  son  fıkrasında  yer  alan",   malî  kontrol  yetkilisi"  ve "ile muhasebe yetkilisi" ibareleri metinden çıkarılmıştır.


Bakanlar 
Madde 10- Bakanlar, hükümet politikasının uygulanması ile bakanlıklarının ve bakanlıklarına bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların stratejik planları ile bütçelerinin kalkınma planlarına, yıllık programlara uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, bu çerçevede diğer bakanlıklarla koordinasyon ve işbirliğini sağlamaktan sorumludur. Bu sorumluluk, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri için Millî Eğitim Bakanına, mahallî idareler için İçişleri Bakanına aittir.
(Değişik ikinci fıkra: 24/7/2008-5793/31 md.) Bakanlar, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ile hukuki ve mali konularda Başbakana ve Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı sorumludurlar.
Bakanlar; idarelerinin amaçları, hedefleri, stratejileri, varlıkları, yükümlülükleri ve yıllık performans programları konusunda her malî yılın ilk ayı içinde kamuoyunu bilgilendirirler.(1)

(1) 17/2/2011 tarihli ve 6114 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “Yükseköğretim Kurulu,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

----
Madde 31- (Değişik: 22/12/2005-5436/1 md.)
Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.


Madde 41- (Değişik: 22/12/2005-5436/3 md.)
Üst yöneticiler ve bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama yetkililerince, hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, her yıl faaliyet raporu hazırlanır. Üst yönetici, harcama yetkilileri tarafından hazırlanan birim faaliyet raporlarını esas alarak, idaresinin faaliyet sonuçlarını gösteren idare faaliyet raporunu düzenleyerek kamuoyuna açıklar.

Bağış ve yardımlar konusunda üst yöneticinin sorumluluğu
(5018 sayılı Kanun)
Madde 40- Herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından, kamu hizmetinin karşılığı olarak veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanamaz, benzeri adlar altında tahsilat yapılamaz.
Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımlar (…) (1) gelir kaydedilir. Nakdi olmayan bağış ve yardımlar, ilgili mevzuatına göre değerlemeye tâbi tutularak kayıtlara alınır. (1)
Kamu yararına kullanılmak üzere kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımlar, dış finansman kaynağından sağlananlarda 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, hizmeti yapacak idarenin üst yöneticisi tarafından uygun görülmesi halinde, bütçede açılacak bir tertibe gelir ve şart kılındığı amaca harcanmak üzere açılacak bir tertibe ödenek kaydedilir. Bu ödenekten amaç dışında başka bir tertibe aktarma yapılamaz.
Bu ödeneklerden malî yıl sonuna kadar harcanmamış olan tutarlar, bağış ve yardımın amacı gerçekleşinceye kadar ertesi yıl bütçesine devir olunarak ödenek kaydedilir. Ancak, bu ödeneklerden tahsis amacı gerçekleştirilmiş olanlardan kalan tutarlar, tahsis amacının gerçekleştirilmesi bakımından yetersiz olanlar ile yılı bütçesinde belirlenen tutarı aşmayan ve iki yıl devrettiği halde harcanmayan ödenekleri iptal etmeye genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanı, diğer kamu idarelerinde üst yönetici yetkilidir.


------------
Ayrıntılı harcama ve finansman programlarının hazırlanması ve uygulanması (Yönetmelik)
Madde 14 - Ayrıntılı harcama ve finansman programları, harcama birimlerinin teklifleri dikkate alınarak strateji geliştirme birimleri tarafından hazırlanır ve üst yönetici tarafından onaylanır.


Madde18 (aynı yönetmelik)
İdarelerce, görev alanları çerçevesinde, iç kontrol ve ön malî kontrole ilişkin olarak yapılan düzenlemeler üst yöneticinin onayıyla yürürlüğe konulur ve onayını izleyen on iş günü içinde Bakanlığa bildirilir.

Kaynaklar
1- STRATEJİ GELİŞTİRME BİRİMLERİNİN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
2- 5018 sayılı Kanun
3-Hikmet Tosun-KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU adlı sunusu

19 Şubat 2016 Cuma

İç kontrolun niteliği ve amaçları


İç kontrolün tanımı
Madde 55-(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) İç kontrol;
  • idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini,
  • varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, 
  • malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere 
idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür.


Görev ve yetkileri çerçevesinde, malî yönetim ve iç kontrol süreçlerine ilişkin standartlar ve yöntemler Maliye Bakanlığınca, iç denetime ilişkin standartlar ve yöntemler ise İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenir, geliştirilir ve uyumlaştırılır. Bunlar ayrıca, sistemlerin koordinasyonunu sağlar ve kamu idarelerine rehberlik hizmeti verir.(1)
(1) 22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan "harcama öncesi" ibaresi "iç" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.




Kontrolün yapısı ve işleyişi
Madde 57-(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrol sistemleri; harcama birimleri, muhasebe ve malî hizmetler ile ön malî kontrol ve iç denetimden oluşur.
Yeterli ve etkili bir kontrol sisteminin oluşturulabilmesi için; mesleki değerlere ve dürüst yönetim anlayışına sahip olunması, malî yetki ve sorumlulukların bilgili ve yeterli yöneticilerle personele verilmesi, belirlenmiş standartlara uyulmasının sağlanması, mevzuata aykırı faaliyetlerin önlenmesi ve kapsamlı bir yönetim anlayışı ile uygun bir çalışma ortamının ve saydamlığın sağlanması bakımından ilgili idarelerin üst yöneticileri ile diğer yöneticileri tarafından görev, yetki ve sorumluluklar göz önünde bulundurulmak suretiyle gerekli önlemler alınır.
(Mülga son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.)

İç kontrolün amacı
Madde 56- İç kontrolün amacı;
a) Kamu gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerinin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yönetilmesini,
b) Kamu idarelerinin kanunlara ve diğer düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermesini,
c) Her türlü malî karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun önlenmesini,
d) Karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir rapor ve bilgi edinilmesini,
e) (Değişik: 22/12/2005-5436/10 md.) Varlıkların kötüye kullanılması ve israfını önlemek ve kayıplara karşı korunmasını, Sağlamaktır.
             •
 KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI TEBLİĞİ nde İç kontrolün amacı şu şekilde belirtilmiştir.
Her türlü malî karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun önlenmesini,

             •
Karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir rapor ve
bilgi edinilmesini,

             •
Varlıkların kötüye kullanılması ve israfını önlemek ve kayıplara karşı korunmasını, sağlamak olarak belirlenmiştir.

             Kanunun 57 nci maddesinde ise kamu idarelerinin malî
yönetim ve kontrol sistemlerinin harcama birimleri, muhasebe ve malî hizmetler ile ön malî kontrol ve iç denetimden oluştuğu belirtilmiş, yeterli ve etkili bir kontrol sisteminin oluşturulabilmesi için;

             •
Mesleki değerlere ve dürüst yönetim anlayışına sahip olunması,

             •
Malî yetki ve sorumlulukların bilgili ve yeterli yöneticilerle personele verilmesi,

             •
Belirlenmiş standartlara uyulmasının sağlanması,

             •
Mevzuata aykırı faaliyetlerin önlenmesi,

             •
Kapsamlı bir yönetim anlayışı ile uygun bir çalışma ortamının ve saydamlığın sağlanması,

bakımından ilgili idarelerin üst yöneticileri ile diğer yöneticileri tarafından görev, yetki ve sorumluluklar göz önünde bulundurulmak suretiyle gerekli önlemlerin alınması öngörülmüştür.

             Kanunun 11 inci maddesinde, üst yöneticilerin, mali yönetim ve kontrol sisteminin
işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri hükme bağlanmıştır.

             Buna göre üst yöneticilere, iç kontrol sisteminin kurulması ve gözetilmesi, iç
kontrol sisteminin bir gereği olarak yazılı prosedür ve talimatların oluşturulması gibi her türlü düzenlemelerin yapılması, harcama yetkililerine ise görev ve yetki alanları çerçevesinde, idari ve malî karar ve işlemlere ilişkin olarak iç kontrolün işleyişini sağlama sorumluluğu
verilmiş bulunmaktadır.

             Kanunun 60, 61, 63 ve 64 üncü maddelerinde, mali hizmetler birimleri, muhasebe
yetkilileri ve iç denetçilerin iç kontrol alanındaki görev ve sorumluluklarına yer verilmiştir. Buna göre; mali hizmetler birimleri, idarenin iç kontrol sisteminin kurulması, standartlarının
uygulanması ve geliştirilmesi konularında çalışmalar yapmak ve ön mali kontrol faaliyetini yürütmekten, muhasebe yetkilileri, ödeme emri belgesi ve eklerinin kontrolünden, muhasebe işlemlerinin belirlenmiş standartlara ve usulüne uygun olarak kaydedilmesinden, raporlanmasından, muhafazasından ve denetime hazır halde bulundurulmasından, iç denetçiler ise idarelerin iç
kontrol sistemlerinin denetlenmesinden ve geliştirilmesi yönünde önerilerde bulunulmasından sorumludurlar.

             Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Görev ve yetkileri çerçevesinde,
mali yönetim ve iç kontrol süreçlerine ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca, iç denetime ilişkin standart ve yöntemler ise İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenir, geliştirilir ve uyumlaştırılır.
Bunlar ayrıca sistemlerin koordinasyonunu sağlar ve kamu idarelerine rehberlik hizmeti verir" hükmü yer almaktadır. Buna göre, İç Denetim Koordinasyon Kurulunun 20.11.2006 tarihli ve (12) sayılı kararı ile Kamu İç Denetim Standartları belirlenmiş bulunmaktadır. Kamu İç Kontrol Standartları
ise COSO modeli, INTOSAI Kamu Sektörü İç Kontrol Standartları Rehberi ve Avrupa Birliği İç Kontrol Standartları çerçevesinde Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmiştir.

             Bilindiği üzere, 31.12.2005 tarihli ve 26040 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların "İç kontrol standartları" başlıklı 5 inci maddesinde, iç kontrol standartlarının, merkezi uyumlaştırma görevi çerçevesinde Maliye Bakanlığı tarafından belirlenip yayımlanacağı, kamu idarelerinin malî ve malî olmayan tüm işlemlerinde bu standartlara uymakla ve gereğini yerine getirmekle yükümlü bulunduğu, Kanuna ve iç kontrol standartlarına aykırı olmamak koşuluyla, idarelerce, görev alanları çerçevesinde her türlü yöntem, süreç ve özellikli işlemlere ilişkin standartlar belirlenebileceği belirtilmiştir.

             Bu çerçevede, kamu idareleri tarafından görev alanları çerçevesinde her türlü yöntem, süreç ve özellikli işlemlere ilişkin olarak belirlenebilecek ayrıntılı standartlar, 5018 sayılı Kanuna, ilgili diğer mevzuata ve Kamu İç Kontrol Standartlarına uygun olmak ve idareye münhasır spesifik
süreçlere ilişkin olmak zorundadır. İdarelerce gerek görülmesi halinde hazırlanabilecek İdare Ayrıntılı İç Kontrol Standartları, idarelerin yasal ve idari yapıları ile personel ve mali durumları gibi her bir idarenin kendine özgü koşulları dikkate alınarak katılımcı yöntemlerle belirlenecek ve üst
yönetici onayını izleyen 10 işgünü içinde Maliye Bakanlığına gönderilecektir.
             Kamu idarelerinin, iç kontrol sistemlerinin Kamu İç Kontrol Standartlarına uyumunu
sağlamak üzere; yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi, bu çalışmalar için eylem planı oluşturulması, gerekli prosedürler ve ilgili düzenlemelerin hazırlanması çalışmalarını yürütmeleri ve bu çalışmaları en geç 31.12.2008 tarihine kadar tamamlamaları gerekmektedir. Söz konusu çalışmaların etkili bir şekilde ve zamanında yürütülmesini sağlamak üzere, idarelerin üst yöneticileri tarafından gerekli önlemler alınacaktır.

             Diğer
taraftan, 26.5.2006 tarihli ve 26179 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikle belirlenen geçiş takvimi uyarınca, 2008 ve sonraki yıllarda stratejik plan ve performans programı hazırlayacak idareler, hazırlık çalışmalarında bunlara ilişkin standartları da dikkate alacaklardır.
Stratejik plan ve performans programı hazırlamayacak kamu idareleri ise bu plan ve programların hazırlanması dışında kalan hususlara uyum sağlayacaklardır.

Kaynaklar
1-5018 sayılı Kanun
2-İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar
3-KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI TEBLİĞİ




18 Şubat 2016 Perşembe

İhale İşlemlerine Karşı itirazen şikayet başvurusu

Kuruma itirazen şikayet başvurusu  (4734 sayılı Kanun)
       
Madde 56 - (Değişik: 20/11/2008-5812/23 md.)
        İdareye şikayet başvurusunda bulunan veya idarece alınan kararı uygun bulmayan aday, istekli veya istekli olabilecekler tarafından 55 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen hallerde ve sürede, sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilir. İhalenin iptaline ilişkin işlem ve kararlardan, sadece şikayet ve itirazen şikayet üzerine alınanlar itirazen şikayete konu edilebilir ve bu kararlara karşı beş gün içinde doğrudan Kuruma başvuruda bulunulabilir.

        Kurum itirazen şikayet başvurularını başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarından inceler. İdare tarafından şikayet veya itirazen şikayet üzerine alınan ihalenin iptal edilmesi işlemine karşı yapılacak itirazen şikayet başvuruları ise idarenin iptal gerekçeleriyle sınırlı incelenir.

        Kanunda belirtilen sürelere ve usule uyulmadan sözleşme imzalanmış olması veya itirazen şikayet başvurusundan feragat edilmesi itirazen şikayet başvurusunun incelenmesine ve 54 üncü maddede sayılan kararlardan birinin alınmasına engel teşkil etmez.

        Kurul tarafından gerekli görülen hallerde tarafların ve ilgililerin dinlenmesine karar verilir. Bu durumda, Kurul tarafından tespit edilen tarihte taraflar ve ilgililer dinlenir.

        Kurum, itirazen şikayete ilişkin nihai kararını, incelenen ihaleye ilişkin gerekli bilgi ve belgeler ile ihale işlem dosyasının kayıtlara alındığı tarihi izleyen yirmi gün içinde vermek zorundadır. Bu süre 21 inci maddenin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihaleler ile şikayet ve itirazen şikayet üzerine alınan ihalenin iptal edilmesi işlemine karşı yapılacak itirazen şikayet başvurularında  on iş günü olarak uygulanır.

        Kurum, gerekli gördüğü takdirde özel uzmanlık gerektiren teknik hususlarla ilgili olarak ihtisas sahibi kamu veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurabilir. Görüşüne başvurulan özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere (8000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere Kurul tarafından belirlenen miktarda ödeme yapılır. Kamu görevlilerinin görüşüne başvurulması  halinde ise personele  diğer mevzuatta yer  alan kısıtlamalara bağlı  olmaksızın (5000) gösterge rakamı esas alınmak suretiyle aynı esaslar çerçevesinde ödeme yapılır. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

        Kurul tarafından verilen bütün kararlar, karar tarihini izleyen beş iş günü içinde taraflara tebligata çıkarılır ve tebligata çıkarıldığı tarihi izleyen beş gün içinde Kurumun internet sayfasında yayınlanır. Kararlara erişim ücrete tabi tutulamaz.

        İdareler hukuki durumda değişiklik yaratan Kurul kararlarının gerektirdiği işlemleri ivedilikle yerine getirmek zorundadır.


Yargısal inceleme
Madde 57- Şikâyetler ile ilgili Kurum tarafından verilen nihai kararlar Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde dava konusu edilebilir ve bu davalar öncelikle görülür.
 

İtirazen şikayet başvuruları (yönetmelik)

MADDE 14 - (1) İdareye yapılan şikayet başvurusu üzerine idare tarafından alınan kararın uygun bulunmaması veya süresi içinde karar alınmaması hallerinde veya şikayet ya da itirazen şikayet üzerine idare tarafından alınan ihalenin iptali kararlarına karşı doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilir.

(2) Aynı kişi tarafından idareye yapılan ve ilk başvuru ile aynı mahiyette olan daha sonraki şikayet başvurularına idarece verilen cevaplar başvuru süresini yeniden başlatmaz.

(3) (Değişik: 03/05/2011- R.G. 27923/1 md) Şikayet başvurusu üzerine idarece alınan kararla bir hak kaybına veya zarara uğradığını ya da zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia edenler bu hususa ilişkin başvuruyu itirazen şikayet başvurusu olarak doğrudan Kuruma yaparlar.

Başvuru üzerine yapılacak işlemler
MADDE 15 - (1) Kuruma yapılan başvurular, öncelikle 16 ncı madde çerçevesinde incelenir.

(2) İdareye başvuruda bulunulması gerekirken doğrudan Kuruma yapılan başvurular ile idareye başvurulmuş olmakla birlikte Kurumun haberdar edilmesine yönelik başvurular veya idarenin on günlük karar alma süresi beklenilmeden yapılan başvurular ihaleyi yapan idareye gönderilir.

Ön inceleme konuları ve ön inceleme üzerine yapılacak işlemler
MADDE 16 - (1) Başvurular öncelikle;
a) Başvuru konusunun Kurumun görev alanında bulunup bulunmadığı,
b) Başvuru ehliyeti,
c) Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı,
ç) Başvuru sahibinin, varsa vekil ya da temsilcisinin; adı, soyadı, unvanı, adresi, imzası ile başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgelerin ve imza sirkülerinin aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneğinin bulunup bulunmadığı,
d) İhaleyi yapan idarenin ve ihalenin adı veya ihale kayıt numarasının belirtilip belirtilmediği,
e) Başvuruya konu olan durumun farkına varıldığı veya bildirildiği tarihin belirtilip belirtilmediği,
f) İdareye başvuru tarihi ile varsa idarenin cevabının başvuru sahibine bildirildiği tarihin belirtilip belirtilmediği,
g) İdare tarafından şikayet üzerine alınan karar başvuru sahibine bildirilmiş ise bu kararın bir örneğinin eklenilip eklenilmediği,
ğ) Başvuru bedelinin, teminat alınacak hallerde ise başvuru teminatının yatırılıp yatırılmadığı,
h) Aynı kişi tarafından birden fazla ihaleye, birden fazla kişi tarafından aynı ihaleye veya birden fazla ihaleye tek dilekçe ile başvuruda bulunulup bulunulmadığı,
ı) Başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin belirtilip belirtilmediği,
yönlerinden sırasıyla incelenir.

(2) Başvuru dilekçesi ve ekinde yukarıda belirtilen ön inceleme konuları bakımından bir aykırılığın bulunmaması durumunda esasın incelenmesine geçilir.

(3) Birinci fıkrada yer alan bilgi ve belgeleri içermeyen ve henüz başvuru süresi dolmamış olan itirazen şikayet başvurularında, başvuru süresinin sonuna kadar söz konusu eksiklikler başvuru sahibi tarafından giderilebilir.

(4) Yapılan ön inceleme sonucunda, bir aykırılığın tespit edilmesi halinde bu hususa ilişkin ön inceleme raporu düzenlenir.

Ön inceleme konularına aykırılık üzerine alınacak kararlar
MADDE 17 - (1) 16 ncı maddenin birinci fıkrası bakımından bir aykırılığın tespiti üzerine Kurul tarafından başvurunun reddine karar verilir.

(2) Kurul tarafından gerekli görüldüğü takdirde, başvuru dilekçesi ve eklerinin bir örneğinin ilgisi nedeniyle idareye veya idarenin bağlı veya ilgili/ilişkili olduğu mercie yahut yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilir.

Kurum tarafından inceleme
MADDE 18 - (1) İtirazen şikayet başvuruları;
a) İlan veya ön yeterlik/ihale dokümanına yapılan başvurular, başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlarla sınırlı incelenir.
b) İhale veya ön yeterlik dokümanının verilmesi, başvuruların veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasıyla ilgili olarak ise, başvuru sahibinin iddiaları ve idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlar ile itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği yönünden incelenir.

(2) Eşit muamele ilkesi yönünden yapılacak incelemede; dayanağı bakımından, itiraz edilen işlemin diğer aday veya isteklilere ilişkin olarak da Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine bakılır.

(3) Şikayet veya itirazen şikayet başvurusu üzerine idare tarafından alınan ihalenin iptali kararına karşı yapılacak itirazen şikayet başvuruları ise idarenin iptal gerekçeleriyle sınırlı incelenir.

(4) Sözleşmenin Kanunda belirtilen sürelere ve usule uyulmadan imzalanmış olması veya itirazen şikayet başvurusundan feragat edilmesi, Kurum tarafından itirazen şikayet başvurusunun incelenip sonuçlandırılmasına engel teşkil etmez.

(5) Kurum, Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihaleler ile şikayet veya itirazen şikayet üzerine alınan ihalenin iptal edilmesi kararına karşı yapılacak itirazen şikayet başvurularına ilişkin nihai kararını, ihale işlem dosyası ile ihaleye ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin Kurum kayıtlarına alındığı tarihten itibaren on iş günü içinde, diğer itirazen şikayet başvurularında yirmi gün içinde verir.

Bilgi ve belge istenilmesi
MADDE 19 - (1) Başvuruya ilişkin belge ve bilgiler ile gerekli görülmesi halinde ihale işlem dosyası ilgili daire başkanlığı tarafından istenir.

(2) Kurum, gerekli gördüğü takdirde özel uzmanlık gerektiren teknik hususlarla ilgili bilgi kapsamında, ihtisas sahibi kamu veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurabilir. Bu durumda görüşüne başvurulan özel hukuk tüzel kişilerine, gerçek kişilere ve kamu görevlilerine yapılacak ödeme miktarı Kanunun 56 ncı maddesinde belirtilen sınırları geçmemek üzere Kurul tarafından belirlenir.

(3) Ayrıca, başvuru ve incelemeyle ilgili olarak ihtiyaç duyulan her tür bilgi ve belge ilgili daire başkanlığı tarafından yazılı olarak resmi ve özel bütün kurum, kuruluş ve kişilerden istenir.

(4) İstenilen bilgi ve belgelerin belirtilen süre içinde verilmesi zorunludur.

Dinleme toplantısı
MADDE 20 - (1) Kurul tarafından gerekli görülen hallerde tarafların ve ilgililerin dinlenmesine karar verilir. Bu durumda, Kurul tarafından tespit edilen tarihte taraflar ve ilgililer dinlenir. Dinleme toplantısı için tayin edilen gün ve saat taraflara ve ilgililere bildirilir.

http://maliyehizmetleri.blogspot.com.tr/2011/05/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda.html
Kamu İhale Kurumundan:
—  İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
             MADDE 1 – 3/1/2009 tarihli ve 27099 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
             “(3) Şikayet başvurusu üzerine idarece alınan kararla bir hak kaybına veya zarara uğradığını ya da zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia edenler bu hususa ilişkin başvuruyu itirazen şikayet başvurusu olarak doğrudan Kuruma yaparlar.”
             MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
             “(2) Hukuki durumda değişiklik yaratan Kurul kararlarının eksik veya yanlış uygulandığını iddia eden ilgililer bu hususa ilişkin başvuruyu itirazen şikayet başvurusu olarak doğrudan Kuruma yaparlar.”
             MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
             MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.

KAYNAKLAR

(1)Kanun: Kamu İhale Kanunu 
(2)Yönetmelik: İhalelere Karşı Yapılacak İdari Başvurulara Ait Yönetmelik

(3) http://maliyehizmetleri.blogspot.com.tr/2011/05/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda.html

17 Şubat 2016 Çarşamba

Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında ile İlgili 2016/4 Sayılı Başbakanlık Genelgesi

10 Şubat 2016 Çarşamba

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 6663


6663     Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kabul Tarihi: 29/1/2016MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 20 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

657 sayılı Kanunda değişiklikler:


MADDE 6- 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin (A) fıkrasına beşinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle, fıkranın sonuna aşağıdaki cümleler ve aynı maddeye (E) fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut (F) fıkrası (G) fıkrası olarak teselsül ettirilmiştir."Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile analık izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası analık iznine ilave edilir.""Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır.""F) Doğum sonrası analık izni süresi sonunda kadın memur, isteği hâlinde çocuğun hayatta olması kaydıyla analık izni bitiminde başlamak üzere ayrıca süt izni verilmeksizin birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilir. Çoğul doğumlarda bu sürelere birer ay ilave edilir. Çocuğun engelli doğması veya doğumdan sonraki on iki ay içinde çocuğun engellilik durumunun tespiti hâllerinde bu süreler on iki ay olarak uygulanır. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri de, istekleri üzerine (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren bu haktan aynı esaslar çerçevesinde yararlanır.
"MADDE 7- 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin (B) fıkrasına "analık izni süresinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin" ibaresi eklenmiş ve aynı maddenin (C) fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, 104 üncü maddenin (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca izin kullanılması hâlinde bu iznin bitiminden itibaren, istekleri üzerine yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilir.
"MADDE 8- 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin "II- Tazminatlar" kısmının "D) Emniyet Hizmetleri Tazminatı" bölümünün (a) bendinin (1) İla (11) inci alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."1. Emniyet Genel Müdürü için %419'una,2. Birinci Sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrolarına atananlardan;- Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Ankara, İstanbul ve İzmir İl Emniyet Müdürleri için %356'sına,- Daire Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, diğer İl Emniyet Müdürleri için %331'ine,- Diğerleri İçin %269'una,3. İkinci Sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrolarına atananlar için %244'üne,4. Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrolarına atananlar için %231 'ine,5. Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrolarına atananlar için %219'una,6. Emniyet Amirliği kadrolarına atananlar için %189'una,7. Başkomiser kadrolarına atananlar için %173'üne,8. Komiser kadrolarına atananlar için % 164'üne,9. Komiser Yardımcılığı kadrolarına atananlar için %158'ine,10. Diğerlerinden;-1,2, 3 ve 4'üncü derecelerden aylık alanlar için %148'ine,- 5, 6 ve 7'nci derecelerden aylık alanlar için %139'una,- 8, 9,10 ve 11 'inci derecelerden aylık alanlar için %128'ine,11. Çarşı ve Mahalle bekçileri için %90'ına,"
MADDE 9- 657 sayılı Kanunun eki (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin "VII. Emniyet Hizmetleri Sınıfı" bölümünün (e) bendinin (aa) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "aa) Yükseköğrenimliler 1 30002 22003 16004 11005 9006 8007 5008 450"
MADDE 10- 657 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir."Doğum sonrası yarım zamanlı çalışma
EK MADDE 43- Doğum yapan memurlar doğum sonrası analık izninin veya 104 üncü maddenin (F) fıkrası uyarınca kullanılan iznin, eşi doğum yapan memurlar ise babalık izninin bitiminden, ilgili mevzuatı uyarınca çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar olan dönemde, ayrıca süt izni verilmeksizin haftalık çalışma saatlerinin normal çalışma süresinin yarısı olarak düzenlenmesini talep edebilirler. Bu kapsamda yarım zamanlı çalışmaya başlayan memur, aynı çocuk için bir daha bu haktan yararlanmamak kaydıyla başvuru tarihini izleyen ay başından geçerli olmak üzere normal zamanlı çalışmaya dönebilir. Bu fıkra hükmünden yararlanan memura, yarım zamanlı çalışmaya başladığı tarihi izleyen ay başından itibaren, mali haklar ile sosyal yardımlarına ilişkin her bir ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılır. Bunların fiili çalışmaya bağlı ödemeleri hakkında ise ilgili mevzuat hükümleri uygulanmaya devam olunur. Derece yükselmesi ile kademe ilerlemesi için aranan süreler açısından bu şekilde çalışılan dönemdeki hizmet süreleri yarım olarak dikkate alınır. Bu kapsamdaki memurun çalışma saatleri ilgili kurum tarafından belirlenir. Bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri de istekleri üzerine çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten veya 104 üncü maddenin (A) fıkrası uyarınca sekiz haftalık izin verilmesi ya da aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca izin kullanılması hâlinde bu izinlerin bitiminden itibaren bu fıkra hükümlerinden yararlanır.Yarım zamanlı çalışma hakkının kullanımına ilişkin usul ve esaslar ile bu haktan yararlanamayacak memurları; hizmet sınıfı, kadro unvanı, kurum veya teşkilat bazında birlikte veya ayrı ayrı belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir."
5510 sayılı Kanunda değişikler
MADDE 23- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir."n) 30 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında olanlar hariç olmak üzere, yaşlılık aylığı almaktayken bu aylıkları kesilmeksizin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışanlar,"
MADDE 24- 5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin başlığı "Yaşlılık aylığının başlangıcı ve kesilmesi" şeklinde değiştirilmiş, üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan "bendinin (4) numaralı alt" ve "veya işyerini kapatarak" ibareleri madde metninden çıkarılmış, aynı fıkranın (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır."b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıkları talep tarihini takip eden ay başından itibaren kesilir. Bu sigortalılar hakkında bu fıkranın (a) bendi hükümleri uygulanır."
MADDE 25- 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin on beşinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlar hakkında ilgisine göre 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (n) bendi veya 30 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır."
MADDE 26-5510 sayılı Kanunun 60 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir."Ana veya babası üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi sayılmayanlardan; lise ve dengi öğrenimden mezun olanlar 20 yaşını, yükseköğrenimden mezun olanlar ise 25 yaşını geçmemek ve bakmakla yükümlü olunan kişi ya da bu maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde sayılanlar hariç genel sağlık sigortalısı olmamak şartıyla mezun oldukları tarihi izleyen günden itibaren iki yıl süreyle gelir tespiti yapılmaksızın birinci fıkranın (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır."
MADDE 27- 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."Ayrıca, lise veya dengi öğrenimden mezun olanlar 20 yaşını, yükseköğrenimden mezun olanlar ise 25 yaşını geçmemek ve bakmakla yükümlü olunan kişi ya da 60 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde sayılanlar hariç genel sağlık sigortalısı olmamak şartıyla mezun oldukları tarihi izleyen günden itibaren iki yıl süreyle, prim borçlarına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olunan veya hak sahibi kişi sayılmak suretiyle sağlık hizmetinden faydalandırılır."
MADDE 28- 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "On ve üzerinde sigortalı çalıştıran işyerlerine" ibaresi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işyerlerine" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 29- 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "ile bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 30-5510 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir."EK MADDE 11-4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, doğum veya evlat edinmeye bağlı olarak ilgili mevzuatına göre yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmaları nedeniyle mali hakları ile sosyal yardımları yarım ödenenlerin, bu şekilde ödeme yapılan döneme ilişkin fiili hizmet süreleri ile prim ödeme gün sayıları yarım olarak hesaplanır. Yarım zamanlı olarak çalışılmaya başlanan günü izleyen ay başından itibaren normal zamanlı çalışılması hâlinde ödenmesi gereken sigorta primine esas aylık kazanç ya da emekli keseneğine esas aylık tutarının yarısı üzerinden sigorta primi veya emekli keseneği ödenir. Ancak, bunların genel sağlık sigortası primi sigortalı ve işveren yükümlülüğünde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın sigorta primine esas aylık kazanç ya da emekli keseneğine esas aylık tutarının tamamı üzerinden ödenir. Bu maddenin primlerin ve prim ödeme gün sayılarının yarım olarak uygulanacağına dair hükümleri yarım zamanlı çalışanlardan ek 3 üncü madde uyarınca ilave prim ödeyenler hakkında da uygulanır.4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılardan ilgili mevzuatına göre yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmaları nedeniyle mali hakları ile sosyal yardımları yarım ödenenlerin eksik çalışılan süreleri, kendilerinin ya da hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları hâlinde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışanların 41 inci maddede belirtilen esaslara göre, haklarında mülga hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananların ise müracaat ettikleri tarihteki emekli keseneğine esas aylık tutarına ilişkin tüm unsurlar üzerinden güncel katsayılar ile kesenek ve karşılık oranlarına göre hesaplanan borcu kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödemeleri şartıyla hizmet sürelerine eklenir.40 inci maddede yer alan tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında, 49 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sigortalıların yarım zamanlı olarak çalışılan sürelere ilişkin fiilî hizmet süresi zammı ve itibari hizmet süresi yarısı kadar uygulanır. Emeklilikte ek gösterge ile makam ve görev tazminatına hak kazanılmasında aranan süreler açısından bu şekilde çalışılan dönemdeki hizmet süreleri de yarım olarak dikkate alınır."
MADDE 31- 5510 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına "sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında" ibaresinden sonra gelmek üzere "; bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hariç olmak üzere" ibaresi eklenmiş, aynı fıkranın (b) bendi, (d) bendinin birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan "ve (b)" ibareleri ile maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir."Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ya da sonra malullük, yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlardan; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışanlar hakkında, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanmaz. Bunlar hakkında, 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (n) bendi veya 30 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ya da sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışanlar hakkında ise; bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanmaksızın ve genel sağlık sigortası primi alınmaksızın iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri ile yazılı talepleri hâlinde uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanır.
Diğer Değişiklikler ve ayrıntılar için bkz : http://www.turkmemur.net/haber-




4 Şubat 2016 Perşembe

Kamu Personeline Yapılan Ödemeler

Kamu Personeline Yapılan Ödemeler 
Aşağıda “Problem” ve “Öneriler” kısmı yer alan ve Devlet Bütçe Uzmanlığı Araştırma Raporu olarak 1988 yılında, o günün ihtiyacına binaen hazırlanmış olan “Kamu Personeline Yapılan Ödemeler” adlı araştırma raporu, kamu işçileri dışında kalan bütün kamu personeli esas alınarak hazırlanmıştır.
http://www.bumko.gov.tr/Eklenti/5475,mcatalcampdf.pdf?0

Ek ders ücreti hesaplama

Tüketici Kredi Hesaplama

 

Not defteri

ingilizceden çeviri

Aylık görüntüleme

Mali Hizmet Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon forFree Blogger Template