22 Nisan 2011 Cuma
20 Nisan 2011 Çarşamba
İTS ve karekodlu ilaçlar hakkında bilgilendirme
Bilindiği üzere SGK tarafından 20.01.2010 tarihinde 2010/11 sayılı “İlaç Takip Sistemi ile Karekodlu ürünlerin bedellerinin ödenmesi” konulu Genelge yayımlanmış ve konu ile ilgili olarak Türk Eczacıları Birliği de 30.01.2010 tarihli yazısı ile ayrıntılı bir bilgilendirme yapmıştı.
İlgili Genelgenin “2. Uygulanacak Usul ve Esaslar” başlıklı maddesinde İTS Kapsamında üretilen ilaçların SGK’ya nasıl fatura edileceği, bu ilaçlarda reçete ekinde olması gereken kupür, barkod, karebarkod ile ilgili bilgiler belirtilmiştir. Aynı bilgiler Genelge’nin Ekinde Tablo olarak da verilmiştir.
SİSTEME KAREKODLU İLAÇ GİRİŞİ SIRASINDA; SGK PROVİZYON SİSTEMİNDEKİ “KAREKODLU” KUTUCUĞU KESİNLİKLE İŞARETLENMEMELİDİR!
2. Uygulanacak Usul ve Esaslar
2.1. 01/01/2010 tarihinden önce üretilerek Yönetmeliğe uygun olarak ambalajlanan ve üzerinde sadece barkod ve kupür bulunan ürünler, mevcut uygulamada olduğu şekliyle kupür ve barkodları kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir. Bu ürünler İTS’ye kaydedilmeyecektir.
01/01/2010 öncesi üretilen bu tür ilaçlarda karekod bulunmamaktadır ve İTS Kaydı yapılmamıştır. 31/12/2010 tarihine kadar Kuruma FİYAT KÜPÜRÜ VE BARKOD kesilerek fatura edilecektir.
2.2. 01/01/2010 tarihinden önce karekod basılmak üzere kupürsüz tasarlanmış ambalajlara, kupür yerine işlem görmesi için sürşarj konulmayacaktır. Bu tarih itibariyle piyasaya sürülecek ürünler, karekodlu olarak üretilecek ve karekod bilgileri İlaç Takip Sistemine bildirildikten sonra piyasaya verilecektir. Piyasada bulunan bu tür ürünler 01/04/2010 tarihine kadar BARKOD VE FİYAT KUPÜRÜ YERİNE GEÇEN FİRMA SÜRŞARJI/ETİKETİ kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir.
01/01/2010 öncesi bu tür ilaçlarda Karekod bulunmamaktadır. İTS Kaydı bulunmayan bu tür ilaçları 01/04/2010 tarihine kadar Kuruma BARKOD VE FİYAT KUPÜRÜ YERİNE GEÇEN FİRMA SÜRŞARJI/ETİKETİ kesilerek fatura edilecektir.
2.3. 01/01/2010 tarihinden önce üretilerek ambalajlanan ve üzerinde “karekodlu”, “karekodludur” gibi ifadelerle iptal edilmemiş fiyat kupürü ile birlikte karekod ve barkod bulunan ürünler firmalar tarafından İTS’ye kaydedilmeyecektir. Bu ürünler fiyat kupürü, karekod ve barkodları kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir.
01/01/2010 öncesi üretilen bu tür ilaçlarda ilaç fiyat küpürü, barkod ve karekod bulunmaktadır.( KAREKODLUDUR veya başka bir ifade küpür üzerinde bulunmamaktadır) İTS Kaydı olmayan bu tür ilaçlar 31/12/2010 tarihine kadar Kuruma BARKOD VE FİYAT KUPÜRÜ İLE KAREKOD kesilerek fatura edilecektir.
REÇETE GİRİŞİ SIRASINDA PROVİZYON SİSTEMİNDEKİ “KAREKODLU” KUTUCUĞU KESİNLİKLE İŞARETLENMEMELİDİR!
2.4. Yönetmeliğe uygun olarak ambalajlanan ve dış ambalajında karekod bulunduğu için fiyat kupürü üzerinde “karekodlu”, “karekodludur” gibi ibarelerle fiyat kupürü iptal edilmiş ürünler, İTS’ye firmalar tarafından kaydedilmeyip, bu ürünler 01/04/2010 tarihine kadar fiyat kupürü, karekod ve barkodları kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir. 01/04/2010 tarihi itibariyle eczanelerce karşılanan reçetelere, üzerinde “KAREKODLU”, “K.KODLU”, “KAREKODLUDUR”, “KAREKOD İÇERMEKTEDİR” ve benzeri ibareler yer alan fiyat kupürleri kesilerek eklendiği taktirde bu ürünlerin bedeli ödenmeyecektir.
2009-2010 tarihleri arasında üretilen bu tür ilaçlarda fiyat küpürünün üzerinde “KAREKODLUDUR” ifadesi bulunmaktadır. Zorunlu olmamakla beraber Barkod ve zorunlu olarak karekod içeren bu tür ilaçların İTS kaydı yoktur. 01/04/2010 tarihine kadar Kuruma FİYAT KUPÜRÜ, KAREKOD ve BARKOD (var ise) kesilerek fatura edilecektir.
REÇETE GİRİŞİ SIRASINDA PROVİZYON SİSTEMİNDEKİ “KAREKODLU” KUTUCUĞU KESİNLİKLE İŞARETLENMEMELİDİR!
Makalenin tümünü okumak için tıklayın:
http://www.bilgikent.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=872:its-ve-karekodlu-ilaclar-hakkinda-bilgilendirme&catid=59:izmir-eczaci-odasi-haberleri
İlgili Genelgenin “2. Uygulanacak Usul ve Esaslar” başlıklı maddesinde İTS Kapsamında üretilen ilaçların SGK’ya nasıl fatura edileceği, bu ilaçlarda reçete ekinde olması gereken kupür, barkod, karebarkod ile ilgili bilgiler belirtilmiştir. Aynı bilgiler Genelge’nin Ekinde Tablo olarak da verilmiştir.
SİSTEME KAREKODLU İLAÇ GİRİŞİ SIRASINDA; SGK PROVİZYON SİSTEMİNDEKİ “KAREKODLU” KUTUCUĞU KESİNLİKLE İŞARETLENMEMELİDİR!
2. Uygulanacak Usul ve Esaslar
2.1. 01/01/2010 tarihinden önce üretilerek Yönetmeliğe uygun olarak ambalajlanan ve üzerinde sadece barkod ve kupür bulunan ürünler, mevcut uygulamada olduğu şekliyle kupür ve barkodları kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir. Bu ürünler İTS’ye kaydedilmeyecektir.
01/01/2010 öncesi üretilen bu tür ilaçlarda karekod bulunmamaktadır ve İTS Kaydı yapılmamıştır. 31/12/2010 tarihine kadar Kuruma FİYAT KÜPÜRÜ VE BARKOD kesilerek fatura edilecektir.
2.2. 01/01/2010 tarihinden önce karekod basılmak üzere kupürsüz tasarlanmış ambalajlara, kupür yerine işlem görmesi için sürşarj konulmayacaktır. Bu tarih itibariyle piyasaya sürülecek ürünler, karekodlu olarak üretilecek ve karekod bilgileri İlaç Takip Sistemine bildirildikten sonra piyasaya verilecektir. Piyasada bulunan bu tür ürünler 01/04/2010 tarihine kadar BARKOD VE FİYAT KUPÜRÜ YERİNE GEÇEN FİRMA SÜRŞARJI/ETİKETİ kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir.
01/01/2010 öncesi bu tür ilaçlarda Karekod bulunmamaktadır. İTS Kaydı bulunmayan bu tür ilaçları 01/04/2010 tarihine kadar Kuruma BARKOD VE FİYAT KUPÜRÜ YERİNE GEÇEN FİRMA SÜRŞARJI/ETİKETİ kesilerek fatura edilecektir.
2.3. 01/01/2010 tarihinden önce üretilerek ambalajlanan ve üzerinde “karekodlu”, “karekodludur” gibi ifadelerle iptal edilmemiş fiyat kupürü ile birlikte karekod ve barkod bulunan ürünler firmalar tarafından İTS’ye kaydedilmeyecektir. Bu ürünler fiyat kupürü, karekod ve barkodları kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir.
01/01/2010 öncesi üretilen bu tür ilaçlarda ilaç fiyat küpürü, barkod ve karekod bulunmaktadır.( KAREKODLUDUR veya başka bir ifade küpür üzerinde bulunmamaktadır) İTS Kaydı olmayan bu tür ilaçlar 31/12/2010 tarihine kadar Kuruma BARKOD VE FİYAT KUPÜRÜ İLE KAREKOD kesilerek fatura edilecektir.
REÇETE GİRİŞİ SIRASINDA PROVİZYON SİSTEMİNDEKİ “KAREKODLU” KUTUCUĞU KESİNLİKLE İŞARETLENMEMELİDİR!
2.4. Yönetmeliğe uygun olarak ambalajlanan ve dış ambalajında karekod bulunduğu için fiyat kupürü üzerinde “karekodlu”, “karekodludur” gibi ibarelerle fiyat kupürü iptal edilmiş ürünler, İTS’ye firmalar tarafından kaydedilmeyip, bu ürünler 01/04/2010 tarihine kadar fiyat kupürü, karekod ve barkodları kesilip reçeteye eklenerek Kuruma fatura edilecektir. 01/04/2010 tarihi itibariyle eczanelerce karşılanan reçetelere, üzerinde “KAREKODLU”, “K.KODLU”, “KAREKODLUDUR”, “KAREKOD İÇERMEKTEDİR” ve benzeri ibareler yer alan fiyat kupürleri kesilerek eklendiği taktirde bu ürünlerin bedeli ödenmeyecektir.
2009-2010 tarihleri arasında üretilen bu tür ilaçlarda fiyat küpürünün üzerinde “KAREKODLUDUR” ifadesi bulunmaktadır. Zorunlu olmamakla beraber Barkod ve zorunlu olarak karekod içeren bu tür ilaçların İTS kaydı yoktur. 01/04/2010 tarihine kadar Kuruma FİYAT KUPÜRÜ, KAREKOD ve BARKOD (var ise) kesilerek fatura edilecektir.
REÇETE GİRİŞİ SIRASINDA PROVİZYON SİSTEMİNDEKİ “KAREKODLU” KUTUCUĞU KESİNLİKLE İŞARETLENMEMELİDİR!
Makalenin tümünü okumak için tıklayın:
http://www.bilgikent.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=872:its-ve-karekodlu-ilaclar-hakkinda-bilgilendirme&catid=59:izmir-eczaci-odasi-haberleri
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 407)
15 Mart 2011 SALI | Resmî Gazete | Sayı : 27875 |
TEBLİĞ | ||
Maliye Bakanlığından:
— Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 407)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun (1) mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden yayımlanan ve 1/3/2011 tarihinde yürürlüğe giren 405 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu (2) Genel Tebliğine göre;
-Meslek mensupları ile mükellefler arasında düzenlenen Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgilerin, meslek mensupları tarafından sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde,
-405 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce meslek mensupları ile mükellefler arasında düzenlenmiş ve hükmü devam eden Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgilerin, meslek mensupları tarafından 405 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde,
-Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmelerinin/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmelerinin süresinin sona ermesi, iptal ya da feshedilmesi durumunda buna ilişkin bilgi girişinin, sürenin sona erme tarihinden ya da iptal/fesih tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde
elektronik ortamda https://intvd.gib.gov.tr/ adresinde yer alan internet vergi dairesine girişinin yapılması gerekmektedir.
Ancak, Bakanlığımıza iletilen taleplerin değerlendirilmesi sonucunda; Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu (3) Genel Tebliğinde değişiklik yapan 405 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin
“12- Bu Tebliğ ve eklerinde yer alan beyanname tabiri vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini ifade etmektedir.”
bendi dışında kalan düzenlemelerinin yürürlük tarihi 1/8/2011 tarihine ertelenmiştir.
Buna göre;
-Meslek mensupları ile mükellefler arasında 1/8/2011 tarihinden itibaren düzenlenecek Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgilerin, meslek mensupları tarafından sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde,
-1/8/2011 tarihinden önce meslek mensupları ile mükellefler arasında düzenlenmiş ve hükmü devam eden Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgilerin, meslek mensupları tarafından 1/8/2011 tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde,
-1/8/2011 tarihinden itibaren Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmelerinin/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmelerinin süresinin sona ermesi, iptal ya da feshedilmesi durumunda buna ilişkin bilgi girişinin, sürenin sona erme tarihinden ya da iptal/fesih tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde
elektronik ortamda https://intvd.gib.gov.tr/ adresinde yer alan internet vergi dairesine girişinin yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgi girişine ilişkin olarak hazırlanan ve internet vergi dairesinde Bilgi Girişi/E-Beyanname Yetki Bilgileri bölümünde yer alan programlar açık tutulacak ve isteyen meslek mensupları tarafından kullanılabilecektir.
Tebliğ olunur.
——————————
(1) 31/7/2004 tarih ve 25539 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
(2) 19/2/2011 tarih ve 27851 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
(3) 30/9/2004 tarih ve 25599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
12 Nisan 2011 Salı
Vergi borcu soruşturmasında limitler
Kamu İhale Tebliği’nin([3]) birinci bölümünün IX- “İsteklilerden 10. Maddenin Son Fıkrasına Göre İstenecek Belgeler” başlıklı (D) bendinde özetle; Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV, ÖTV, ÖİV, BSMV, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiye ilişkin vergi asılları ile bu vergi türlerine ait vergi ziyaı cezaları, gecikme zam ve faizlerinin toplam 1.000 lirayı aşması halinde vergi borcu olduğu kabul edileceği düzenlenmiştir.
yine 29.06.2008 tarih ve 26921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Seri: A Sıra No: 2 Tahsilât Genel Tebliği hükümleri gereğince Kurum ve kuruluşların yapacakları ödemeler sırasında hak sahiplerinin vergi dairelerine 1.000 lirayı aşan tutarlardaki borçları, vadesi geçmiş borç olarak dikkate alınacak, miktar olarak daha aşağıda olan borçlar vergi borcu olarak dikkate alınmayacaktır.
1993/6 TAHSİLÂT İÇ GENELGESİ” hükümleri uyarınca KAPSAMINDA HAK VE ALACAKLARIN ÖDENMESİNDEN ÖNCE
- Hak sahibinin vergi dairesi ile ödemeyi yapacak saymanlığın aynı il sınırları içerisinde olması halinde (2002/1 Tahsilât İç Genelgesi ile değişen tutar) 1.000 lirayı aşan ödemelerde,
- Hak sahibinin vergi dairesi ile saymanlığın bulunduğu illerin farklı olması halinde (2002/1 Tahsilât İç Genelgesi ile değişen tutar) 2.000 lirayı aşan ödemelerde,
saymanlıklar tarafından mükellefin bağlı olduğu vergi dairelerinden vergi borcu araştırması yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Kaynak:http://www.huseyinust.com/Mehmet Say
yine 29.06.2008 tarih ve 26921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Seri: A Sıra No: 2 Tahsilât Genel Tebliği hükümleri gereğince Kurum ve kuruluşların yapacakları ödemeler sırasında hak sahiplerinin vergi dairelerine 1.000 lirayı aşan tutarlardaki borçları, vadesi geçmiş borç olarak dikkate alınacak, miktar olarak daha aşağıda olan borçlar vergi borcu olarak dikkate alınmayacaktır.
1993/6 TAHSİLÂT İÇ GENELGESİ” hükümleri uyarınca KAPSAMINDA HAK VE ALACAKLARIN ÖDENMESİNDEN ÖNCE
- Hak sahibinin vergi dairesi ile ödemeyi yapacak saymanlığın aynı il sınırları içerisinde olması halinde (2002/1 Tahsilât İç Genelgesi ile değişen tutar) 1.000 lirayı aşan ödemelerde,
- Hak sahibinin vergi dairesi ile saymanlığın bulunduğu illerin farklı olması halinde (2002/1 Tahsilât İç Genelgesi ile değişen tutar) 2.000 lirayı aşan ödemelerde,
saymanlıklar tarafından mükellefin bağlı olduğu vergi dairelerinden vergi borcu araştırması yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Kaynak:http://www.huseyinust.com/Mehmet Say
3 Nisan 2011 Pazar
Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 335)
0 Nisan 2011 PAZAR
|
Resmî Gazete
|
Sayı : 27901
|
TEBLİĞ
| ||
Maliye Bakanlığından:
MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ
(SIRA NO: 335)
1) 26/4/2009 tarihli ve 27211 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 324 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “II. GENEL ESASLAR” başlıklı bölümünün “1.Tanımlar” başlıklı alt bölümünün (k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (l) bendi eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“(l) Su ürünleri yetiştiriciliği: Yatırımcılar tarafından; projeye dayalı olarak balık, kabuklular, yumuşakçalar, eklem bacaklılar, kafadan bacaklılar ve su bitki türlerinin üretilmesi, yetiştirilmesi, beslenmesi, geliştirilmesi, işlenmesi ve bunlardan elde edilen ürünlerin ekonomik değere sahip hale getirilmesi amacıyla yapılacak yatırımı,”
2) Aynı Tebliğin “II. GENEL ESASLAR” başlıklı bölümünün “6. Bakanlığa gönderilecek bilgi ve belgeler” başlıklı alt bölümünün birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Bakanlığın izni ile sonuçlandırılması gereken kullanma izni ve irtifak hakkı taleplerinde bu Genel Tebliğ eki “İrtifak Hakkı/Kullanma İzni İşlemi Bilgi Formu (Ek-1)” Valilik (Defterdarlık) görüşü ile birlikte Bakanlığa gönderilecektir. İrtifak hakkı talep edilen arazi vasfındaki taşınmazlar üzerinde yapılması planlanan yapı ve tesislerin, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında uygunluğuna ilişkin Tarım İl Müdürlüğünün yazısı eklenecektir. Ayrıca, yatırımcılar tarafından; projeye dayalı organize hayvancılık, teknolojik veya jeotermal seracılık, organik tarım ile su ürünleri yetiştiriciliği yatırımları amacıyla talepte bulunulmuş ise, taşınmazın talep doğrultusunda kullanılmaya uygun olup olmadığına ilişkin Tarım İl Müdürlüğü ile diğer ilgili kamu idarelerinin yazısı eklenecektir.”
3) Aynı Tebliğin “II. GENEL ESASLAR” başlıklı bölümünün “8. İhale usulü” başlıklı alt bölümünün ikinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ç) Teknolojik veya jeotermal seracılık, organik tarım ve su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında en az on milyon ABD Doları karşılığı TL tutarında yatırım yapmayı ve yatırımın faaliyete geçmesinden itibaren en az on kişiye on yıl süreyle istihdam sağlamayı taahhüt eden yatırımcıya,”
4) Aynı Tebliğin “III. ÖZELLİK ARZ EDEN İŞLEMLER” başlıklı bölümünün “6.Teknolojik veya jeotermal seracılık ile organik tarım amaçlı yatırımlar” başlıklı alt bölümünün ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) Teknolojik veya jeotermal seracılık yatırımı yapılacak ise; kurulacak sera işletmesinde TS EN 13031-1 no.lu standart kriterleri aranacaktır. Ayrıca, jeotermal seracılıkta kullanılacak jeotermal suya ilişkin olarak yetkili kamu idaresinden gerekli izinler alınacaktır.”
“c) Organik tarım yapılacak ise; 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ile 18/8/2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında ilgili kamu idareleri ve kuruluşlardan gerekli izinler alınacaktır.”
(5) Aynı Tebliğin “III. ÖZELLİK ARZ EDEN İŞLEMLER” başlıklı bölümüne 6 numaralı alt bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki alt bölüm eklenmiştir.
“7. Projeye dayalı su ürünleri yetiştiriciliği yatırımları
(1) Deniz ve iç sularda veya bu yerlerden su alarak karadaki tesislerde balık, kabuklular, yumuşakçalar, eklem bacaklılar, kafadan bacaklılar ve su bitki türlerinin üretilmesi, yetiştirilmesi, beslenmesi, geliştirilmesi, işlenmesi ve bunlardan elde edilen ürünlerin ekonomik değere sahip hale getirilmesi amacıyla Hazine taşınmazları üzerinde kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi talepleri genel hükümlere göre değerlendirilecektir.
(2) Ancak, Hazine taşınmazları üzerinde projeye dayalı su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetleri kapsamında kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi için;
a) Yapılacak yatırımın balık yetiştiriciliği için 100 ton/yıl, kuluçkahane tesisleri için 10.000.000 adet/yıl ile kabuklu, yumuşakçalar, eklem bacaklılar ve kafadan bacaklılar için 30 ton/yıl’dan az üretim kapasitesinin olmaması gerekmektedir.
b) Üzerinde ihale kalan yatırımcı tarafından; ön izin süresi içerisinde, taşınmaz üzerinde yapılması planlanan yatırıma ilişkin uygulama projeleri hakkında, 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile 29/6/2004 tarihli ve 25507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği kapsamında yetkili kamu idarelerinin izninin alınmasının yanı sıra, bu projeler Tarım ve Köyişleri Bakanlığına onaylattırılacaktır.”
Tebliğ olunur.
2 Nisan 2011 Cumartesi
Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 334)
2 Nisan 2011 CUMARTESİ
|
Resmî Gazete
|
Sayı : 27893
|
TEBLİĞ
| ||
I. GİRİŞ
(1) Hazineye ait taşınmazların; 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunla eklenen ek 3 üncü maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca, 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi gereğince 16/7/2009 tarihli ve 27290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla gruplandırılan illerde ve teşvik edilen sektörlerde yatırım yapacak gerçek ve tüzel kişilere, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde yer alan harca esas değer üzerinden doğrudan satışına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla bu Genel Tebliğ düzenlenmiştir.(...)
11 Mart 2011 Cuma
— Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
| |||||||||
2 Mart 2011 Çarşamba
Ödenek Yüzde On Takip Programı
Selçuk Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığınca hazırlanan 2011 bütçe yılı içerisinde kullanılmaya başlanan %10 ödenek takip programı ile 22-d ve 21-f bentlerine göre alınan Doğrudan temin usülü ile yapılan harcamaların kaydını tutmak amacıyla hazırlanmıştır.
Ödenek Yüzde On Takip Programı Kullanıcı Kılavuzu Programa erisim Strateji Gelistirme Daire Baskanlıgı ana sayfasından
http://www.strateji.selcuk.edu.tr/ aracılıgıyla veya direk
http://www.strateji.selcuk.edu.tr/takip linki aracılıgıyla sağlanabilir.
Ödenek Yüzde On Takip Programı Kullanıcı Kılavuzu Programa erisim Strateji Gelistirme Daire Baskanlıgı ana sayfasından
http://www.strateji.selcuk.edu.tr/ aracılıgıyla veya direk
http://www.strateji.selcuk.edu.tr/takip linki aracılıgıyla sağlanabilir.
6111 sayılı Kanun ile ilgili 2550 sayılı genelge
T.C. MALİYE BAKANLIĞI 6111 sayılı Kanunun bazı maddelerine ilişkin genelge yayımladı.
http://www.bumko.gov.tr/TR/Genel/t.ashx?F6E10F8892433CFF71BE64510F6C8BC9B971E71BA2225309
(6111 sayılı Kanunun Bazı Hükümlerine İlişkin)
Bilindiği üzere, 25/2/2011 tarihli ve Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6111 sayılı Kanunun 117, 118 ve 122 nci maddelerinde sözleşmeli personele aile yardımı ödeneği verilmesi, çocuk için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğindeki sayı sınırının kaldırılması, toplu sözleşme primi ve emekliye ayrılanlara ödenmekte olan tazminata ilişkin hususlarda düzenlemeler yapılmıştır.
Söz konusu ödemelere ilişkin olarak uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1-6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 8 inci maddede yer alan; “Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlara, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.” hükmü uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel olarak istihdam
edilenlerin de aile yardımı ödeneğinden yararlandırılmasına imkan sağlanmıştır.
a) Anılan maddeye göre, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde;
-657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi ile ek geçici 16 ncı maddesi,
-5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi,
-5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36 ncı maddesi,
-399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname,
- ilgili mevzuatında yer alan hükümler, uyarınca, sözleşmeli personel pozisyonlarında tam zamanlı olarak istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayan sözleşmeli personele, Devlet memurlarına ödenmekte olan aile yardımı ödeneği aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenecektir.
b) Devlet memurları, eş ve çocukları için 657 sayılı Kanunun 202 ila 206 ncı
maddelerinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde aile yardımı ödeneğinden yararlanmaktadır.
Bu çerçevede, sözleşmeli personele yapılacak aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü ve tutarı, bu
ödeneğe hak kazanılmasında ve kaybedilmesinde ve diğer hususlarda anılan maddelerde yer alan
düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir.
c) Sözleşmeli personele yapılacak aile yardımı ödeneği herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacaktır.
ç) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 8 inci madde, 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kapsama dahil sözleşmeli personele, anılan düzenlemenin 25/2/2011 tarihinde yayımlanması ve söz konusu personelin aile yardımı bildirimini önceden verme imkanının bulunmaması nedeniyle 1/1/2011 ila 14/3/2011 tarihleri arasında ödenememiş olan aile yardımı ödeneği tutarlarının tamamı, aile yardımı bildiriminin verilmesi ve hesaplanmasını müteakiben aylıklara ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle defaten ödenecektir.
2-6111 sayılı Kanunun 117 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Ancak ikiden fazla çocuk için aile yardımı ödeneği verilmez.” cümlesi, 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan, 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesine göre çocuk için verilmekte olan aile yardımı ödeneğinde, anılan tarihten itibaren sayı sınırlaması dikkate alınmayacaktır.
Söz konusu tarihten itibaren bu kapsamda ödenememiş aile yardımı ödeneği tutarının tamamı, hesaplanmalarını müteakiben aylıklara ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle defaten
ödenecektir.
3-6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesinde yapılan düzenlemeye istinaden;
a) 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte kırkbeş Türk Lirası toplu sözleşme primi ödenecektir.
b) Anılan prim, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak ve başka bir ödemenin hesabında da dikkate alınmayacaktır.
c) Toplu sözleşme primi, 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kapsama dahil personele 15/1/2011 tarihinde ödenememiş olan 45 TL tutarındaki prim, hesaplanmalarını müteakiben ödenecektir.
4-6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde ve aynı Kanunun 122 nci maddesiyle 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A maddesinin (c) bendinde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeye istinaden;
-375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi,
-631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A maddesinin (c) bendi, kapsamında yer alan personele, anılan mevzuat hükümleri uyarınca ödenmekte olan tazminat, 1/1/2011 tarihinden itibaren 12.105 (onikibinyüzbeş) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödenecektir.
Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü
Sayı : B.07.0.BMK.0.22-115912
Konu : 6111 sayılı Kanun 02.03.11 * 2550
http://www.bumko.gov.tr/TR/Genel/t.ashx?F6E10F8892433CFF71BE64510F6C8BC9B971E71BA2225309
(6111 sayılı Kanunun Bazı Hükümlerine İlişkin)
Bilindiği üzere, 25/2/2011 tarihli ve Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6111 sayılı Kanunun 117, 118 ve 122 nci maddelerinde sözleşmeli personele aile yardımı ödeneği verilmesi, çocuk için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğindeki sayı sınırının kaldırılması, toplu sözleşme primi ve emekliye ayrılanlara ödenmekte olan tazminata ilişkin hususlarda düzenlemeler yapılmıştır.
Söz konusu ödemelere ilişkin olarak uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1-6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 8 inci maddede yer alan; “Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlara, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.” hükmü uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel olarak istihdam
edilenlerin de aile yardımı ödeneğinden yararlandırılmasına imkan sağlanmıştır.
a) Anılan maddeye göre, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde;
-657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi ile ek geçici 16 ncı maddesi,
-5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi,
-5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36 ncı maddesi,
-399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname,
- ilgili mevzuatında yer alan hükümler, uyarınca, sözleşmeli personel pozisyonlarında tam zamanlı olarak istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayan sözleşmeli personele, Devlet memurlarına ödenmekte olan aile yardımı ödeneği aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenecektir.
b) Devlet memurları, eş ve çocukları için 657 sayılı Kanunun 202 ila 206 ncı
maddelerinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde aile yardımı ödeneğinden yararlanmaktadır.
Bu çerçevede, sözleşmeli personele yapılacak aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü ve tutarı, bu
ödeneğe hak kazanılmasında ve kaybedilmesinde ve diğer hususlarda anılan maddelerde yer alan
düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir.
c) Sözleşmeli personele yapılacak aile yardımı ödeneği herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacaktır.
ç) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 8 inci madde, 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kapsama dahil sözleşmeli personele, anılan düzenlemenin 25/2/2011 tarihinde yayımlanması ve söz konusu personelin aile yardımı bildirimini önceden verme imkanının bulunmaması nedeniyle 1/1/2011 ila 14/3/2011 tarihleri arasında ödenememiş olan aile yardımı ödeneği tutarlarının tamamı, aile yardımı bildiriminin verilmesi ve hesaplanmasını müteakiben aylıklara ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle defaten ödenecektir.
2-6111 sayılı Kanunun 117 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Ancak ikiden fazla çocuk için aile yardımı ödeneği verilmez.” cümlesi, 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan, 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesine göre çocuk için verilmekte olan aile yardımı ödeneğinde, anılan tarihten itibaren sayı sınırlaması dikkate alınmayacaktır.
Söz konusu tarihten itibaren bu kapsamda ödenememiş aile yardımı ödeneği tutarının tamamı, hesaplanmalarını müteakiben aylıklara ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle defaten
ödenecektir.
3-6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesinde yapılan düzenlemeye istinaden;
a) 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte kırkbeş Türk Lirası toplu sözleşme primi ödenecektir.
b) Anılan prim, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak ve başka bir ödemenin hesabında da dikkate alınmayacaktır.
c) Toplu sözleşme primi, 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kapsama dahil personele 15/1/2011 tarihinde ödenememiş olan 45 TL tutarındaki prim, hesaplanmalarını müteakiben ödenecektir.
4-6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde ve aynı Kanunun 122 nci maddesiyle 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A maddesinin (c) bendinde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeye istinaden;
-375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi,
-631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A maddesinin (c) bendi, kapsamında yer alan personele, anılan mevzuat hükümleri uyarınca ödenmekte olan tazminat, 1/1/2011 tarihinden itibaren 12.105 (onikibinyüzbeş) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödenecektir.
Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü
Sayı : B.07.0.BMK.0.22-115912
Konu : 6111 sayılı Kanun 02.03.11 * 2550
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 406 )
2 Mart 2011 ÇARŞAMBA | Resmî Gazete | Sayı : 27862 |
| TEBLİĞ | ||
| Maliye Bakanlığından: — Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 406)Giriş Noterler veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar tarafından tasdik edilen belgeler ve defterlere ilişkin bildirimler, turizm organizasyonu faaliyetinde bulunan mükelleflerde belge düzeni, müşterilerin kendilerine servis esasına göre yemek hizmeti verilen işyerlerinde belge düzeni, şehirler arasında karayoluyla yapılan yolcu taşımacılığında belge düzeni, şans oyunlarında belge düzeni ile sinema filmlerinin amortisman oranının belirlenmesi konularında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla yapılan düzenlemeler ile 403 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine1 ilave edilecek bölüme dair açıklamalar aşağıda yer almaktadır. | ||
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)